Organ bağışının tamamen eğitim ve kültür meselesi
olduğunu ve bunun en güzel örneği geçen yıl yapılan çalışma ile yüzde
300’lük gibi bir artış sağlayan İstanbul’da yaşandığını hatırlatan
Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, “Daha sırada organ bekleyen 45 bin insanımız
var. Ve bu rakam her geçen gün büyüyor” dedi. Organ naklinde dünya
çapında aranan isim olan Sağlık Bakanlığı Genel Cerrahı ve Organ Nakli
Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu Türkiye gazetesine konuştu.
EĞİTİM MESELESİ
Bağışın oranı niçin düşük?
Organ bağışı, bir eğitim, kültür ve anlayış
meselesidir. Aynı zamanda bir de insan sevgisidir. Genellikle bu uğurda
ölenlere de “Ee ne yapalım kısmeti bu kadarmış, Allah’ın takdiri”
diyorlar. Elbette her şey Allah’ın takdiri bunu kimse inkar edemez ama
‘organ’ yüzünden insanlarımız ölmemeli. Dünyada bazı şeyler değişti
artık. Organ nakli gibi bir mefhum, bilim dalı ve hakikat var. Daha
evvel organ nakli olmadığı ve yapılamadığı için ölen insanlar bugün
tamamen şifaya kavuşabiliyorlar. Düşünülmeyecek olayları hakikat haline
getirmiş bir bilim dalı var artık. Bu bir gerçek. Ve bu gerçeğe göre
hareket etmek lazım.
TEDAVİ İÇİN İKİ YOL MEVCUT
Diyaliz mi, nakil mi faydalı?
Böbrek yetmezliği olan, böbrekleri iflas eden
kişileri tedavi edebilmek için diyaliz ve organ nakli gibi iki yol var.
Diyaliz de iki türlü oluyor. Biri hemodiyaliz (vücuttan kan alınır
makinede temizlenir ve tekrar aynı kanı vücuda verir) diğeri de
peritonial diyaliz ( karnın içine hortum sokuluyor oradan muayyen
aralıklarla sıvılar veriliyor ve o sıvılar daha sonra boşaltılıyor.
Burada periton zarı filtreleme görevi görüyor). Bir de böbrek nakli
var. Böbreği çalışmayanlara başkasından alınan böbrek takıyoruz ve
insanın kendi böbreğiymiş gibi fonksiyon görüyor. Şöyle bir kıyaslama
yapayım; eğer böbrek yetmezliği olan bir insan diyalizde kalırsa hangi
yaş grubunda olursa olsun 5 sene sonra hayatta kalma şansı yüzde 30
dur. Ama bu hastaya organ nakli yaparsanız yaşama şansı yüzde 70’tir.
Yüzde 40 gibi büyük bir fark var. Bu oranı gözardı etmemek lazım.
45 BİN BÖBREK HASTASI VAR
Hasta insan sayısı artıyor mu?
Ülkemizde şu anda 45 bin böbrek hastası var. Bu
rakam önümüzdeki sene yaklaşık 50-60 bine çıkacak. Yani o kadar insan
böbrek bekliyor olacak. Vahameti düşünebiliyor musunuz. Bunların 5 sene
içinde diyalizde kalanlarının yüzde 70’i ölecek. Biz bunu istemiyoruz.
Karaciğer nakli olan insanlar da aynı şey. Biz halkımıza gider bağışın
önemini anlatırsak, doktorlarımıza söyler ve eğitirsek bu iş olur.
24 SAAT MUHAFAZA
Organlar ne kadar korunabiliyor?
Bundan önceki yıllarda karaciğeri 6 saat
koruyabiliyorduk. Ancak gelişen teknoloji sayesinde ve solüsyonların
yardımı ile artık nerede ise 24 saat koruyabiliyoruz. Bu solüsyonu şu
anki cerrahların yüzde 90’ı kullanıyor. Hatta bir defasında naklolması
gereken bir organ geldiğinde çok yorgundum. Eve gittim, bütün
ihtiyaçlarımı giderdim, uykumu da alıp öyle geldim ve böbrek naklini
gerçekleştirmiştim.
Yüzde 300 artışı yakaladık
İstanbul’da çalışmalar yaptıklarını belirten
Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, gittik, gezdik, konuştuk ve anlattık. Bütün
bu eylemimize devletin yardımı ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün de öncülük
desteğini alınca yüzde 300’lük gibi güzel bir artış tablosunu yaşadık.
Hepimiz koşturuyoruz. İyi ekip var. Sonuçlar bütün merkezlerde çok çok
iyi. Bu yeterli mi, yeterli değil. Biz bunu daha üstün seviyeye
çıkartabiliriz.
Hedef: İstanbul’da 1000 ORGAN
5yıl içinde İstanbul’da 1000 tane organ bulmak
istediklerini belirten Kalayoğlu, Bunu yaparsak Türkiye’deki her şey
hallolur diye düşünüyorum. Arkadaşlarımızla buna and içtik. Hedefimiz,
5 sene içinde senede 500 nakil yapmak. Bizim cerrahların diğer
ülkelerin cerrahlardan hiçbir farkı yok. Hatta daha iyiler. Amerika’da
öğrenciler yetiştirdim. Biz bu işi biliyoruz. Bize organ lazım.
Harun Yerebakan/Türkiye haber, türk