Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

İDEAL BAYAN

8 tane "gündem" etiketli yazı bulundu "gündem" tagli diger ogeler resimler , videolar

6 kişi tecavüz etti!


 
Annesinin babasından ayrılarak başka bir erkekle evlenmesini kabullenemeyen genç kız, evden kaçtı. Başına gelmeyen kalmadı...

Ankara’da, annesinin babasından ayrılarak başka bir erkekle evlenmesini kabullenemeyen genç kız, evden kaçtı. Kaldığı otel sahibinin tecavüzüne uğrayan ve başka erkeklere pazarlanan 16 yaşındaki C.G. polise sığınırken, şüpheliler ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

BAŞKENTTE 16 yaşındaki C.G., annesi F.B.’nin babasından ayrılarak başka bir erkekle evlenmesinin ardından bunalıma girdi ve 4 Haziran’da evi terk etti. Genç kız, önceden tanıdığı otel sahibi H.K.’nın yanına gitti. Anne F.B. polise başvurarak kızının kaybolduğunu söyledi ama C.G., bulunamadı. İddiaya göre H.K., genç kıza gece uyuduğu sırada tecavüz etti. H.K., C.G. ile ilişkiye girmesi için B.M. ve R.E.’yi de çağırdı. Ardından C.G., bu kez taksicilik yapan B.K. ve V.İ.A.’ya satıldı. Otelde çalışan T.K.’nın da tecavüzüne uğrayan C.G., 12 gün otelden otele götürüldü.

Ağzımı bağlıyorlardı
C.G., 16 Haziran’da otelden kaçarak, polise sığındı. Genç kız, 6 kişinin kendisini odaya kilitlediğini öne sürerek, "Tecavüz sırasında ağzımı bağlıyorlardı. Korku dolu günler yaşadım" dedi. Keçiören Adli Tıp Kurumu’na getirilen C.G.’nin rahminde yırtıklar meydana geldiği belirtildi. Polis, genç kıza tecavüz ettikleri gerekçesiyle 6 kişiyi gözaltına aldı. Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan şüpheliler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. (HURRİYET
)

Emmadan resimler

Emma aynı zamanda dünyaca ünlü aktör Bruce Willis'in de kız arkadaşı. Willis Demi Moore'dan ayrıldıktan sonra 24 yaşındaki Hemmingle beraber olmaya başlamıştı



Fuhuş çetesine bahar operasyonu

Ankara Emniyeti, otellerde kalan yabancı uyruklu kadınların fuhuş yaptıklarını tespit ederek operasyon düzenlediAnkara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, Çankaya ilçesi başta olmak üzere Ankara’nın çeşitli yerlerindeki otellerde kalan yabancı uyruklu kadınların para karşılığında fuhuş yaptıklarını tespit ederek operasyon düzenledi. 3 ay süren takip sonucu düzenlenen ve “Bahar Temizliği” adı verilen operasyonda, fuhuşa aracılık ettiği iddiasıyla 16 kişi ile para karşılığı fuhuş yaptıkları ileri sürülen 70 yabancı uyruklu kadın göz altına alındı. Fuhuşa aracılık ettikleri iddiasıyla gözaltına alınanlarla birlikte 7 araç, bir adet kuru sıkı tabanca, bir adet “sallama” tabir edilen bıçak ile çok sayıda cep telefonu ve çok miktarda para ile döviz ele geçirildi. Gözaltına alınan 2’si Antalya’da olmak üzere toplam 18 kişinin örgütlü insan ticareti yaptıkları, fuhuşa yer temin ettikleri ve aracılık ettiği tespit edildi.

Türk erkekleri dikkat

TÜRKİYE'deki erkekleri tuzağa düşürerek paralarını alan Bulgar kızları, şimdi de Londra'da yaşayan Türk erkeklerini gözlerine kestirdi.

Bir süre önce internette tanıştıkları bekar Türk erkeklerinden evlenme vaadiyle para alarak ortadan kaybolan ve çökertildiği düşünülen `sahte gelin' şebekesi, şimdi de Londra'da ortaya çıktı. Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'ne üyeliği ile İngiltere'ye kapak atmaya çalışan Türk kökenli Bulgar kızlarının, Londra'da yaşayan Türk erkeklerle değişik yollardan bağlantıya girerek, seks vaatleri ile tuza düşürdükleri ve bu yolla ülkeye giriş yapmaya çalıştıkları belirtildi.

İngiltere'de bol para ve rahat yaşam bulacaklarını uman fakat İngilizce dahi bilmeyen Bulgar kızları, düzgün Türkçe'yi ni kullanarak Londra'da yaşayan ve özellike zengin olan Türk erkeklerini hedef alıp, tuzaklarına düşürüyor. Kızların İngiltere'deki Türklere ulaşma yollarından en yaygını gazete ilanları olarak gösterildi. Yerel gazetelere işçi bulmak için ilan veren işadamları hedef olarak seçilirken gazetelerden alınan telefon numaraları ile bağlantı kuran kızlar daha sonra kendilerini `mütaassıp ev kızı' olarak tanıtıyor ve Londra'ya gelip tanışmak için para istiyor. Para ellerine ulaşır ulaşmaz oratadan kayboluyor.

İngiltere'de yaşayan zengin Türk erkeklerini hedef alan şebekenin kurbanlarından biri de İngiltere'nin Glostershire Bölgesi'nde yaşayan 38 yaşındaki Türk işadamı Kenan Yıldırım oldu. "Benim başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir" diye dert yanan Yıldırım, Londra'da Türkçe yayımlanan bir yerel gazeteye `işçi aranıyor' ilanı verirken birkaç hafta sonra Bulgaristan'dan bir kadın kendisini arayarak tanışmak istedi. Yıldırım, `macera' amacıyla telefonda görüştüğü kadın için büyük para harcarken, sadece sesini duyduğu kadına kavuşmak gönderdiği paraların başkası tarafından alındığını ve aldatıldığını anladı.

Türkçe konuşan Bulgar kızlarının internette tanıştıkları Türk erkekleri ile samimiyeti ilerleterek Londra'ya gelmek için para istedikleri, havalenin kimlik kayıtları tutulmayan `Western Union' aracılığıyla yapıldığı için bunların izlerinin sürülemediği, kullandıkları telefon numaralarının sahte isimlerle değiştirdikleri belirtildi. vatan

45 bin hasta sırada

Organ bağışının tamamen eğitim ve kültür meselesi olduğunu ve bunun en güzel örneği geçen yıl yapılan çalışma ile yüzde 300’lük gibi bir artış sağlayan İstanbul’da yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, “Daha sırada organ bekleyen 45 bin insanımız var. Ve bu rakam her geçen gün büyüyor” dedi. Organ naklinde dünya çapında aranan isim olan Sağlık Bakanlığı Genel Cerrahı ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu Türkiye gazetesine konuştu.

EĞİTİM MESELESİ

Bağışın oranı niçin düşük?

Organ bağışı, bir eğitim, kültür ve anlayış meselesidir. Aynı zamanda bir de insan sevgisidir. Genellikle bu uğurda ölenlere de “Ee ne yapalım kısmeti bu kadarmış, Allah’ın takdiri” diyorlar. Elbette her şey Allah’ın takdiri bunu kimse inkar edemez ama ‘organ’ yüzünden insanlarımız ölmemeli. Dünyada bazı şeyler değişti artık. Organ nakli gibi bir mefhum, bilim dalı ve hakikat var. Daha evvel organ nakli olmadığı ve yapılamadığı için ölen insanlar bugün tamamen şifaya kavuşabiliyorlar. Düşünülmeyecek olayları hakikat haline getirmiş bir bilim dalı var artık. Bu bir gerçek. Ve bu gerçeğe göre hareket etmek lazım.

TEDAVİ İÇİN İKİ YOL MEVCUT

Diyaliz mi, nakil mi faydalı?

Böbrek yetmezliği olan, böbrekleri iflas eden kişileri tedavi edebilmek için diyaliz ve organ nakli gibi iki yol var. Diyaliz de iki türlü oluyor. Biri hemodiyaliz (vücuttan kan alınır makinede temizlenir ve tekrar aynı kanı vücuda verir) diğeri de peritonial diyaliz ( karnın içine hortum sokuluyor oradan muayyen aralıklarla sıvılar veriliyor ve o sıvılar daha sonra boşaltılıyor. Burada periton zarı filtreleme görevi görüyor). Bir de böbrek nakli var. Böbreği çalışmayanlara başkasından alınan böbrek takıyoruz ve insanın kendi böbreğiymiş gibi fonksiyon görüyor. Şöyle bir kıyaslama yapayım; eğer böbrek yetmezliği olan bir insan diyalizde kalırsa hangi yaş grubunda olursa olsun 5 sene sonra hayatta kalma şansı yüzde 30 dur. Ama bu hastaya organ nakli yaparsanız yaşama şansı yüzde 70’tir. Yüzde 40 gibi büyük bir fark var. Bu oranı gözardı etmemek lazım.

45 BİN BÖBREK HASTASI VAR

Hasta insan sayısı artıyor mu?

Ülkemizde şu anda 45 bin böbrek hastası var. Bu rakam önümüzdeki sene yaklaşık 50-60 bine çıkacak. Yani o kadar insan böbrek bekliyor olacak. Vahameti düşünebiliyor musunuz. Bunların 5 sene içinde diyalizde kalanlarının yüzde 70’i ölecek. Biz bunu istemiyoruz. Karaciğer nakli olan insanlar da aynı şey. Biz halkımıza gider bağışın önemini anlatırsak, doktorlarımıza söyler ve eğitirsek bu iş olur.

24 SAAT MUHAFAZA

Organlar ne kadar korunabiliyor?

Bundan önceki yıllarda karaciğeri 6 saat koruyabiliyorduk. Ancak gelişen teknoloji sayesinde ve solüsyonların yardımı ile artık nerede ise 24 saat koruyabiliyoruz. Bu solüsyonu şu anki cerrahların yüzde 90’ı kullanıyor. Hatta bir defasında naklolması gereken bir organ geldiğinde çok yorgundum. Eve gittim, bütün ihtiyaçlarımı giderdim, uykumu da alıp öyle geldim ve böbrek naklini gerçekleştirmiştim.

Yüzde 300 artışı yakaladık

İstanbul’da çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, gittik, gezdik, konuştuk ve anlattık. Bütün bu eylemimize devletin yardımı ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün de öncülük desteğini alınca yüzde 300’lük gibi güzel bir artış tablosunu yaşadık. Hepimiz koşturuyoruz. İyi ekip var. Sonuçlar bütün merkezlerde çok çok iyi. Bu yeterli mi, yeterli değil. Biz bunu daha üstün seviyeye çıkartabiliriz.

Hedef: İstanbul’da 1000 ORGAN

5yıl içinde İstanbul’da 1000 tane organ bulmak istediklerini belirten Kalayoğlu, Bunu yaparsak Türkiye’deki her şey hallolur diye düşünüyorum. Arkadaşlarımızla buna and içtik. Hedefimiz, 5 sene içinde senede 500 nakil yapmak. Bizim cerrahların diğer ülkelerin cerrahlardan hiçbir farkı yok. Hatta daha iyiler. Amerika’da öğrenciler yetiştirdim. Biz bu işi biliyoruz. Bize organ lazım.

Harun Yerebakan/Türkiye haber, türk

Akşamüstü neden halsiz oluruz?

21.04.2008 22:35
 
 
Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanı Diyetisyen Oya Yüksek, yemeklerden sonra şiddetle hissedilen tatlı ihtiyacının hipoglisemiden kaynaklanabileceğini söyleyerek, “Akşam vakitlerine doğru pilim bitiyor diyenlerdenseniz, yemeklerden sonra şiddetle tatlı ihtiyacı hissediyorsanız ve 2-3 saatte bir acıkıyorsanız bu durum “hipoglisemi” ye işaret edebilir” dedi.
Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanı Diyetisyen Oya Yüksek, yaptığı açıklamada kan şekeri düşüklüğü anlamına gelen hipogliseminin özellikle akşam saatlerinde yaşanan yorgunluğun ve yemeklerden sonra şiddetle hissedilen tatlı ihtiyacının nedenleri arasında sayılabileceğini söyledi. Hipogliseminin çok yaygın olduğunu; ancak çoğunlukla tansiyon düşüklüğü ile karıştırılan bir problem olduğunu bildiren Dyt. Yüksek, “Özellikle kan şekerlerini kontrol eden insülin hormonunun metabolizmasındaki bozulmalardan meydana gelmektedir. Ailede diyabet eğilimi görülen bireylerde oluşan bir sorundur. Diğer tetikleyen nedenler ise düzensiz beslenme ve fiziksel aktivite azlığıdır” dedi.
Yemeklerden sonra tatlıya istek, halsizlik, çabuk acıkma, sinirlilik hali, terleme gibi durumların yaşanması halinde mutlaka belirli testlerin sık aralıklarla yaptırılması gerekliliğine işaret eden Dyt. Yüksek, “Bu testler; açlık-tokluk şekerleri ile açlık-tokluk insülin düzeyleridir. Bu testlerle birlikte hipoglisemi teşhis edilebilir. İleride diyabet teşhisinin geciktirilebilmesi için koruyucu tedavi önemlidir” dedi.

-KAHVALTI ÖNEMLİ-

Öğün olarak kahvaltı ve ikindi öğününün kan şekerlerini dengede tutmak ve günü iyi geçirebilmek açısından önemli öğünler olduğunun altını çizen Dyt. Oya Yüksek şunları söyledi:
“Kahvaltıda mısır gevreği tüketilecekse şekersiz olanları tercih edilmelidir ama çoğunlukla klasik bir kahvaltı daha yararlı olacaktır. Tatlı ihtiyacı ise kuru kayısı ve şekersiz ve tatlandırıcı içermeyen doğal reçellerle sağlanabilir. İkindi öğünü ise günün geri kalan bölümü açısından önemlidir. Burada ise alternatif olarak meyveli yoğurt, tost, meyve veya kolay taşınabilmesi açısından leblebi tercih edilebilir. İçecek tercihi ve miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca; gün içinde tüketilen çay-kahve miktarlarına ve içlerine eklenen şeker miktarına dikkat etmek gerekir. Eklenen şeker veya içilen çay-kahve sıklığı mutlaka azaltılmalıdır. Özellikle kahvenin kan şekerini düşürücü etkisinden dolayı aç karnına içilmemesi gerekir. Kahve gibi alkolünde aynı etkisi olduğundan alkol alımına da dikkat etmek gerekir.”

ANKA
 
 

Evliliğimiz bitti geri dönüşü yok’



Çocuk istiyorduk,
ayrıldık’

Çifte yakın çevreler, Cusimano’nun yeniden İtalya’ya yerleşmek istediğini ancak Esmersoy’un Türkiye’den ayrılmak istemediğini söylüyor. İkilinin de bu anlaşmazlık nedeniyle boşanma kararı aldıklarını doğruluyor. Peri masalı gibi bir aşk yaşadığını her fırsatta dile getiren Esmersoy’a bu iddiaları sorduk. Esmersoy şöyle konuştu: “İddialar doğru. Ani bir karar gibi görünebilir ama aslında öyle değil. Biz çocuk sahibi olmayı bile düşünüyorduk ancak karşılıklı konuşarak ayrılmaya karar verdik. Şiddetli geçimsizlik ya da aldatma kesinlikle söz konusu değil. Henüz dava açmadık, sadece karar aldık. Güzel bir evlilikti, güzel bir şekilde bitireceğiz. Birbirimizi kıracak üzecek hiçbir şey yapmadık yapmayız da... Ancak geri dönüşü yok.” vatan

Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç'te

Yeni Haber
Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç'te
İsveçli araştırmacılara göre dünyanın en yaşlı ağacı, İsveç'te hala ayakta olan 9 bin 550 yıllık bir köknar ağacı.... İsveç'teki Umeaa Üniversitesi araştırmacıları, yazılı açıklamalarında, "Bu büyüleyici İsveç'in orta kesimlerindeki buluş, Dalara'daki Fulu dağında yapıldı. ...