Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

İDEAL BAYAN

Yazılar

Kolesterolü düşürmek için en yeni teknikler

Geçen yıl yalnızca kalp ilaçlarına Türkiye 1.5 milyon dolar harcadı. Ameliyatlar, doktor kontrolleri bunun dışında. Kalbinizi korumak için artık bilinçlenin. Hatta kendinizin ve ailenizin doktoru olun. İlaç paralarından, çok ciddi operasyonardan küçük önlemlerle kurtulabilirsiniz.
Bu dosyada kalp hastalıklarının en ciddi habercilerinden biri kolesterol konusunu ele aldık. Kolesterolünüzü öğrenin, kontrol altında tutun ve kalp hastalıklarının ciddi sinyallerinden birini kendi kendinize iyileştirin. İşin uzmanı doktorlar sizi bu dosya ile bilinçlendirecekler. Prof. Dr. Bingür Sönmez, Prof. Dr. Murat Ersanlı, Diyetisyen Zeynep Koç kolesterol düşürmede en yeni teknikleri gösterecekler. Uygulayın ve damarlarınızı tıkayan kolesterolünüzü düşürün.

10 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNUZUN KOLESTEROLÜNÜ ÖLÇTÜRÜN!
Kalp hastalıklarının önünü kesmek için önemli bir gösterge sayılan kolesterol ölçümü pek çok kişi tarafından ihmal ediliyor. Prof. Dr. Bingür Sönmez ise ailelere, 10 yaşından itibaren çocuklarının kolesterol değerlerine baktırmayı tavsiye ediyor.

Kalp sağlığı için sadece 'iyi kalpli' olmak yetmediği gibi pek çok kişi de kalbini yormak için elinden geleni yapıyor. Kalp hastalıkları için önemli bir gösterge olan kolesterol değerlerinin ölçümü ise çoğunlukla ihmal ediliyor. Memorial Hospital Kalp Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kolesterolün kalp sağlığı için önemini anlattı:

MUTLAKA TEST YAPTIRIN
* Kolesterol kalp hastalığı riskini tam olarak gösteriyor mu, yoksa kolesterol ölçümü bir moda mı oldu?
Kalp hastalığının nedeni sadece kolesterol değildir. Ameliyat ettiğimiz birçok hastanın kolesterolünün normal olduğunu görüyoruz. Burada henüz sırrına ulaşamadığımız ince bir nokta var. Tıpkı kanserin tanımlanmasındaki gibi o büyüyü çözdüğümüz zaman damar sertliğini de çözmüş olacağız. Ancak; çok faktörlü bir hastalık olan damar sertliği içinde, kolesterolün yüksek olması önemli bir 'erken hastalık' nedenidir.

* Kalp hastalığı riski olmayan birinin kolesterol ölçtürmesi lazım mı?
Rutin olarak 40 yaşından sonra her yıl kan yağlarına baktırmak lazım. Eğer ailesel hikayesi ve diyabeti varsa bu 40 yaşı 30 yaşa indirmek lazım. Kolesterolü düşürmek için herkes bir Lokman Hekim ilacı bekliyor. 'Şu otu ye, iyi olacaksın' dememi bekliyorlar ama olay çok faktörlü. Hem diyet yapacaksın, hem kilo almayacaksın, hem spor yapacaksın, hem stresten arınacaksın. Kalp hastalıklarından ancak öyle korunabilirsin.

* Kolesterolü kaç yaşından itibaren ölçtürmek lazım?
Ailelerin 10 yaş civarındaki çocuklarının kan şekeri, kan yağları ve tansiyonunu mutlaka kontrol ettirmeleri gerekir. On yaşında olup kolesterolü bin civarında olan insanlar var. Bu vakalar çoğunlukla ailesel oluyor. Yani anne ya da babasında kolesterol olmuş oluyor ama bu da şart değil. Annebabada hiç kolesterol olmaz ama çocukta olabilir. Çünkü aile köklerinde vardır. Çocukların kolesterollerini ölçtürün, çünkü tekrar ediyorum sürpriz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

* Kalp sağlığını korumaya kaç yaşında başlamalı?
Anti aging gençleşme değil yaşlanmayı önleme yöntemidir. Kalp sağlığını korumaya 15 yaşından sonra başlanmalı. Bol sebze, meyve, tavuk yenmeli. Okul kantininde kolalı içecekler vitrinden geri plana atıldı, hamburger satışları yasaklandı. 'Kalbimi Seviyorum', kampanyasından sonra Tarım Bakanlığı'nın müfettişleri kontrol ediyorlar. Cips, kolalı yiyecekler, hamburgerler kantinlerden artık yavaş yavaş atılıyor. Bu tedbirlerin skaynak,sabahonuçlarını önümüzdeki 15 yıl içinde alacağız.

bayan,giysileri

bayan,elbiseleri

bayan,elbiseleri

İstanbul'a Anıtkabir darbesi.

Sevgili Bekir (Coşkun) "Benim Cumhurbaşkanım değil" dediğinde yadırgamıştım.. Cumhurbaşkanı seçiminde bin oyum olsa birini Abdullah Gül'e vermezdim, kişisel tercihlerim değil, ülkemin geleceği adına.. Ama bu ülkede seçim sistemi, onu "Devlet Başkanı" yaptıysa, seçimi de, makamı da saygıyla kabul ederdim..
"..dim" diyorum.. Çünkü, şimdi benim de kafamda soru işaretleri var..
Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı..
Kimin başkanı?.. Cumhurun!..
Yani benim.. Yani ben varım diye o orada.. Cumhur olmasa, cumhurun oyu olmasa, Cumhurbaşkanı da olmaz..
Yani benim onu saydığım kadar, o da beni saymak zorunda, bir.. Temsil ettiği devletin saygınlığını da sonuna dek korumalı, bu da iki..
Peki öyle mi?..
İstanbul iki işkence günü yaşadı.. Neden?..
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad bu kente geldi de ondan..
Niye İstanbul'a geldi..
Hazret Anıtkabir'e gitmezmiş.. Gitmezse gitmez.. İnsanları inançları dışında eylemlere zorlamak doğru değil.. Ahlaklı da değil..
Suudiler Vahabi.. İnançlarında mezar yok.. Hazreti Muhammed'in mezarını yok ettiler fiilen.. Giden, gören var mı?. Şimdi bu adamları "Anıtkabir'e gitmiyorsunuz" diye eleştirme hakkımız olabilir mi?..
Sebep, siyasal da olabilir, başka da.. Dedim ya.. İnanç ve inanca saygı meselesi.. Adamın inancı değil, Atatürk'ü aşağılamak için böyle davrandığını düşünüyorsan, mesele Washington'da Abraham Lincoln mozolesine çelenk koyuyor da, Anıtkabir'e gitmiyorsa, o zaman da çağırmazsın, biter gider..
Resmi ziyaretler öncesi, büyükelçiler düzeyinde temaslarla konu bağlanır. Adam istemiyorsa, resmi programa Anıtkabir ziyareti konmaz.
Ahmedinecad'ın Anıtkabir'e gelmemesi Atatürk'ü zerre küçültmez. Gelmesi de zerre büyütmez..
Ama bakın benim Cumhurbaşkanım ne yapıyor?..
Adam, Anıtkabir'e gitmeyeceğini, biraz da reklam yapar gibi duyurunca, koskoca Türkiye Cumhuriyeti pısıyor.. Aman olay çıkmasın.. Aman Ahmed efendi mahçup olmasın. Aman hazret hakkında Türk halkında antipati uyanmasın..
"O zaman o Ankara'ya gelmesin.. Ben İstanbul'a giderim" diyor benim Cumhurbaşkanım ve Ahmed efendinin paşa gönlü olsun diye, TürkiyeCumhuriyeti'ni İstanbul'a taşıyor..
Bu mudur?.
Geliyor İstanbul'a ve kent felç..
Bu kent Bush, Papa geldiğinde bile böyle rezil olmamıştı. İşte Yavuz, Pekin'i yazıyor.. Hem de Olimpiyatları sabote etmeye yeminli bir yığın etnik Çin gurubu bilinirken, Putin, Bush başta dünyanın en büyüklerinin orda bulunduğu gün komünist Pekin'de böyle bir rezillik yaşanmadı.
Bizdeki bu yağcılık, bu yalakalık, bu kendi halkına böyle eziyet etmenin örneği var mı, kaldı mı dünyada?..
Anıtkabir'e gitmeyen adamı korumaya almak için, Türkiye Cumhuriyeti'ni yollara düşürüyorsun. Milleti de kandırdığını sanıyorsun.. Biz gerzeğiz ya..
"Aaa. Gezi İstanbul'aymış" diyeceğiz ve yutacağız..
Yetmez.. Beni bir de eşek yerine koyacaksın..
Bu göstermelik, bu gösterişli, bu Osmanlı Padişahının Cuma çıkışlarında bile rastlanmayan şaşaa uğruna, kendi halkına işkenceçektireceksin. Onları zerre umursamadığını, hiçe saydığını göstereceksin..
Sakın bana "Önlem, mönlem" demeyin. Kendi halkından bu kadar korkuyorsan, kendi polisine bu kadar güvenmiyorsan, adam Ankara'ya gelmiyor, sen de İstanbul'a gelme o zaman.. Hani Bodrum'da gizli gizli tatil yapıyorsun ya, çağır adamı da donanma ile korumaya çevrilmiş koydaki teknene, ne konuşacaksan konuş..
Yoo.. İlle de Osmanlı'nın payitahtına özleminden bu kente geldin..
Tehlike kara yollarında ise, havadan git.. Denizden git.. Helikopter mi yok, tekne mi yok..
Ama olmaz.. Benim halkım sürünsün.. O sürünmeye alışıktır nasılsa..
Ben değilim.. Cumhur olarak, yerimi yeniden düşünmeye başlayacağım, Bekir!..kaynak,sabah

Bu gece Berat Kandili

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve DP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, Berat Kandili nedeniyle kutlama mesajı yayımladı.

Yazıcıoğlu mesajında, İslam aleminin Berat Kandili'ni kutlayarak, bu gecenin ''bağışlanma ve af gecesi'' olduğunu hatırlattı. Yazıcıoğlu, mesajında şunları kaydetti:

"Bugün, dünyada insanlık olarak en büyük sıkıntıları, doğal afetlerden veya Cenab-ı Mevla'nın üzerimizdeki nimetlerini azaltmasından değil, kendi ellerimizle yapıp ettiklerimizden, nefsimizin aklımıza egemen olmasından, birbirimize karşı beslediğimiz sonu gelmez düşmanlık ve ötekileştirmeden, bencillik ve ihtirasımızın öfke ve kinimizin sürüklediği akıl almaz yanlışlıklardan çekmekteyiz. Geçici hevesler peşinde ömür tüketmek yerine yaşanan hayatın geçiciliğini gerçekten fark edip Allah'a dönülmesi, bilginin, teknolojinin ve her türlü madde gücünün ahlakla buluşturulması gerekiyor."

YILMAZ'IN MESAJI

DP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz da mesajında, ramazan ayının müjdecisi olduğunu ifade ettiği Berat Kandili'ni kutladı. Mesajında, ''Bugün dünyanın karşılaştığı buhranların en büyük sebebi; vicdanlarda bütün insanlığı kucaklayacak umumi merhamet duygularının yokluğu, insanların hukuka saygılı olmayı sağlayacak hak ve adalet duygularının sarsılmış olmasıdır'' görüşünü ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"Fertler ve toplumlar sadece kendi menfaatlerini düşünmekte ve onu elde etmeye uğraşmaktadırlar. Elde edilecek menfaatin meşru olup olmadığı düşünülmemekte, güçsüzlerin, haksızlığa uğrayan mazlumların, zayıfların arşa yükselen feryatları bile duyulmamaktadır. İnsanlığı huzursuz eden bu ıstıraplardan kurtulmanın çaresi bütün beşeriyeti kucaklayacak, onların hepsine şamil hak, adalet ve merhamet duygularının insanlığın vicdanında hakim olmasını sağlamaktır.

Genç bir erkeğin ilişkilerdeki seks konusunda yüreğinin değişimi.erkekler,kurtur

Seks ve Zina

Genç bir erkeğin ilişkilerdeki seks konusunda yüreğinin değişimi.

Şöyle bir özdeyiş vardır: "En iyi plan, başkalarının akılsızlıklarından faydalanmaya yönelik olan plandır." Bu makalenin temel konusu bu özdeyişle özetlenebilir. Sizlerle kızlar hakkında bildiğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum. Aşağıda, seksi evliliğe saklamamın 10 sebebini sıraladım.

SEBEP #1Seks çıldırılacak bir şey değildir.

SEBEP #1:
Seks çıldırılacak bir şey değildir.

Üniversitedeyken hemen hemen her gece bir başka kız ile yatmaktaydım. Bunu filmlerde söylemeseler de hemen hemen herkesin bildiği bir şey vardır: bir gecelik ilişkinin sabahında içiniz bomboş kalkarsınız. Hatta pişmanlık bile duyarsınız.

Üniversitedeyken benim için seks bir din gibiydi. Sabah, akşam ve gece her an aklımda seks vardı. Bu durumda benim için seks yapmanın tam bir tatmin sağladığını düşünebilirsiniz, ancak durum tam aksiydi.

Senin tecrübelerine benziyor mu? Sen de sabah kalkıp yanındaki yabancıya bakıp kendini kötü hissettin mi? Eğer cevabın evet ise, kendi kendine şu soruları sorabilirsin: "NİYE BÖYLE OLUYOR? Seks eğer benim için bu kadar önemliyse, niçin arkasından boş bir his beni kaplıyor?"

Bu boşluk beni çok şaşırtmıştı. Ben de şu sonuca vardım: "Demek ki daha fazlasına ihtiyacım var." Bu cümleyi hayatımızdaki her hedef için kullanmışızdır. Örneğin çok istediğimiz bir araba, elde edene kadar onu deli gibi istesek de, belli bir zaman sonra o araba bizim için "fena değil" konumuna düşer ve bir başka arabanın bizi tatmin edeceğini umarız.

Boşluk devam etti ve ben sonunda evlilik öncesi seksin o kadar da matah bir şey olmadığına karar verdim. Şarkıların, filmlerin abarttığı şey değildi seks! Öyle olsaydı herkese tam bir mutluluk ve tatmin sağlardı. Ortada bir "boşluk" olmayacaktı.

SEBEP #2:Kadınlara karşı daha saygılı olmak.

SEBEP #2:
Kadınlara karşı daha saygılı olmak.

Seks konusunda çoğunlukla kızların erkeklerden farklı olduğunu öğrendim. Bir kız seks yaparsa bunu şöyle açıklar: "Ama ben ona aşığım". Neden durum böyledir? Birisi şöyle demiş: "Kızlar seksi, sevilebilmek için kullanır; erkekler sevgiyi sevişebilmek için kullanır."

Genelde hikaye şudur: Genç kız, bir erkekle bir gün evlenmeyi hayal eder; aynı erkek bu kızla nasıl sevişeceğini hayal eder. Kızın içinde bir şey ona bunun doğru olduğunu söylerken adamın içindeki bir şey tam aksini söyler ama adam devam eder. Niye? Şüphesiz fiziksel zevk için, ancak benim bulduğum bir başka sebep daha vardır: Seks yapan bir erkek kendisini erkek gibi hisseder. Ancak gözden kaçan nokta şudur: Bir kadını aldatmanın erkekliği nerededir?

Benim keşfettiğim bir başka şey de şudur: Eğer bir kadını şereflendirirsen aynı zamanda kendini şereflendirirsin. Niye? Çünkü bir gün yaşayacağın pişmanlık, yaşadığın zevkten çok daha etkili olacaktır. Rob Roy isimli filmde, şöyle bir ifade vardı: "Şeref, bir adamın kendisine verdiği bir hediyedir." Eğer kalbindeki doğru olanı yaparak bir kadını onurlandırırsan, uzun vadede pişmanlık hissetmeyerek kendi kendini de onurlandırmış olursun.

SEBEP #3:Bir başkasının karısı.

SEBEP #3:
Bir başkasının karısı.

Benim kast ettiğim şudur: Benim seks yaptığım kızların çoğu şu an başka erkeklerin eşi. Kendimi o adamların yerine koyduğum zaman, yaptıklarımı yapmamış olmayı dilerim. Hatta keşke o an geriye dönüp kendi kendime bir tokat atabilsem derim.

Evleneceğim zaman benim eşime de aynı şeylerin yapılmış olduğunu düşünmek benim şimdiden midemi bulandırmaktadır. Sen düşününce ne hissediyorsun? Eğer birisi aynı şeyleri senin eşine yapsa bu seni mutlu eder miydi? Kız arkadaşın varsa ona bunları başka bir erkeğin yapması fikri sende ne uyandırıyorsa, o duyguyu alıp binle çarparsan eşin konusundaki hislerini daha iyi anlayabilirisin.

Bir adım daha öteye gidersek o kız birisinin kızıdır. Ya senin kızın olsaydı? Ya da kız kardeşin? Ben kızımın benim gibi birisi ile çıkmasını asla istemezdim. Ondan faydalanacak olan bir adam. Artık kızlara farklı bir perspektif ile bakıyorum. Benim için kızlar artık başka birisinin gelecekteki eşi, şu an ki kızı ve kız kardeşidir.