Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

İDEAL BAYAN

Yazılar

resimler




Bazen o kadar yalniz hissedersin ki kendini, evine, odana siğinirsin ve kalemin seni çağirir olmadik bir saatte... Kelimeler yalnizliğini döker masum kağitlara, ve kağitlarda dolasan gözlerin yine islanmaya baslar kuru kuru... Sabah olduğunda,yazilari yalnizlikla birlikte kilitliçekmecelere saklamak vaktidir... Oysa gece yine gelecek!

Bir tek şeyi unutma


Sabahlara kadar uyumayıp
Kuruttuğumda gözyaşlarımı,
Kimse sormadı halimi, kimse acımadı...
Şarkılarla dertleştim bir başıma.
Unuttum deyip kutladığımda sensizliği
Silmek için gözyaşlarımı
Aynaya her baktığımda,
Her baktığımda gözlerimde seni buldum...


Bir tek şeyi unutma, seni sevdim ben
Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
Ter içinde takvimler
İstasyon öksüzlüğünde gözyaşım
Düşünüyorumda sen gideli ne çok yalnızım
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım,
Sarılamadım
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım, en çok da sensiz...

Bir tek şeyi unutma, seni sevdim ben
Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
Beyazında aklandım bulutunun
Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak

Bir tek şeyi unutma, seni sevdim ben
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belkide küskün renklere
Ellerimde ibadet gibi yaşadıklarım
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum duyuyor musun?
Orda mısın var mısın yok musun?

Bir tek şeyi unutma, seni sevdim ben
Yanarak yıkılarak aklıma her geldiğinde ağlayarak

yokluğunmun,resmidir

YOKLUĞUMUN RESMİDİR

Attığım her adım benden uzakta
Bastığım her yerde yokmuşum meğer
Çırprnırken 'ben' denilen tuzakta

'Ben' bana saplanan okmuşum meğer...

Aklım kumsal iken, ben toz paresi
Çıktıkça yükseğe alçalır oldum
Düşündüm derdimin nedir çaresi
Susarak konuşmak, sonunda buldum...

Esrarlı vuslata bir adım kala
Hasretin vecdiyle, ben kement attım
Deryada boğulmak ne güzel bela
Battıkça kurtuldum, çıktıkça battım...

Görünmez cevheri buldum diyerek
Körlüğü kör ettim, deli bir taşla
Bilmeyi bilmeden, bildim diyerek
Boşluğu doldurdum, dolu bir boşla...

Nasılların sebebini sorarken
Sualimi cevapladım 'niçin'de
Çokluğumda yokluğumu ararken
Yalnız kaldım yığınların içinde...

Satır satır böldü beni heceler
Her kırkımı, kırka yardım savuştum
Boşluğumu kucakladı geceler
Sessizlikte, gürültüyle boğuştum...

Var'da yoku, haykırırken her seda
Aklım ki, aklımı başımdan aldı
O'na gidiyorum, bana elveda
Sonsuz olan sona, bir nefes kaldı

 

 

Beşinci Mevsim

Beşinci Mevsim

 

 

 

 

Sessiz Bir Rüzgar Gibi

Geçtin Hayatımdan
Kırağı Seyreden İhtiyar Gibi
Karyağdın Camlarıma

Adalar Sessiz
Bu Mevsimde
En Güzel Yıllarımdı
Diyor Bir Adam
İnsan Kaybedince Özlüyor
En Güzel Yıllarını

Kırık Bir Dal Gibi
Düştün Yaprağıma
Senin Gürültünde
Sessizlikti

Senin Eski
Hayatlar Gibi
Boyası Dökülmüş
Konaklar Gibi
Hayallerin Vardı

Sen Benim Beşinci
Mevsimim Oldun
Biraz Yaz,Biraz Kış
En Çok da Sonbahar........

 

Gönül Kuşu

Gönül Kuşu


Şakısın hep gönül kuşun
Düze dönsün dik yokuşun
Aklımdadır mis kokuşun
Sevgi dolu dokunuşun.

Geldim sana koşa koşa
Sevincimden coşa coşa
Gönlümü de aşkla okşa
Aşkı benle çokça yaşa.

Sevdim seni tâ yürekten
Vurdun beni en derinden
Kalbim fırlar ki yerinden
Tut düşmesin ellerlinden.

Canım sana doyum olmaz
Yüreğim hiç senle solmaz
Sensiz ruhum aşkla dolmaz
Gönlüm rahat huzur bulmaz.

Koştum geldim ben yanına
Hayrân kaldım her tavrına
Güller taktım saçlarına
Sevdâ saçtım yollarına.

Çanakkale'de kanla bir destan yazıldı

Çanakkale'de kanla bir destan yazıldı

Eylül 1915'te İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kitchener'in şifreli bir mesajı ile işgalci güçler Çanakkale'den çekilme kararı aldı. Aralık ayında da Mustafa Kemal Alman komutanla arası açılınca cepheyi terk etti
Albaylığa terfi eden Mustafa Kemal'in 10 Ağustos 1915 günü Conk Bayırı'nda yaptığı baskın sonucunda Arıburun ve Seddülbahir cephelerindeki düşman güçlerinin tüm zafer hayallerinin sona ermesi ile 24 Eylül 1915 tarihinde İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kitchener'in şifreli bir mesajı ile Çanakkale Cephesinden çekilme kararı alınır. Bunun ardından Alman Komutanla olan anlaşmazlığı üzerine Mustafa Kemal 10 Aralık 1915 tarihinde Çanakkale'den ayrılır. Düşman güçleri de 20 Aralık 1915 tarihinde Arıburun ve Anafartalar Cephesini, 9 Ocak 1916 tarihinde de Seddülbahir Cephesini terk ederler ve 213 bin 882 Türk, 47 bin Fransız, 205 bin İngiliz/Hintli/Avustralyalı, Yeni Zelandalı (Anzak) / Senegalli kayıpla noktalanan dünyanın en büyük savaşı olarak tarihe geçer.

ZAFERİN ARDINDAN
Tarihe "Çanakkale geçilmez" deyimini yazdıran bu savaş Türk insanı üzerinde nasıl sonuçlar üretmiştir. Bir de buna bakalım:
1. Çanakkale Savaşı Türk Milletine bir "Mustafa Kemal" kazandırmıştır.
2. Çanakkale Savaşı yeni bir millet olabilmenin ulusal bilincini ortaya çıkarmıştır.
3. Millet olma bilincinin tıpkı 11.Kasım.1914 tarihinde ilan edilen "Cihad-ı Ekber" den öte bir değer taşıdığı gerçeğini gözler önüne sermiştir. Çünkü bu savaşta düşman güçleri arasında çok miktarda Asyalı ve Afrikalı Müslüman asker savaşmıştır. Hatta hatta karşılıklı ölen bu askerlerin bir çoğunun üzerlerinde Kuran-ı Kerim'e çok rastlanmıştır. (Bu Kuran-ı Kerim'ler, halen Çanakkale, Conk Şehitler Abidesi'nin altındaki müzede bulunuyor.)
4. Bu savaşın ve ürettiği sonuçların bilincinde olan özellikle İngiliz güçleri Ulusal Kurtuluş Savaşı içinde doğrudan rol almaktan kaçınmışlardır. Özet olarak Çanakkale savaşları; Türklüğün bir millet olma bilinci ile ön plana çıktığı, şeref ve namusunun kurtarıldığı, ulusal benliğine kavuştuğu, Türkün yalnız kendine güvenmesi gerektiği gerçeğine ermesi bakımından bugünkü güzel Türkiyemiz'in ortaya çıkması bakımından acı ve kanla yazılmış bir destan olarak tarihimizdeki şanlı yerini almıştır.

Anzak askeri Franklin Morst
Türkler'e doğru sesleniyorduk. Onlar siperlerin üzerine oturup konuşuyorlardı. Bizimkilerden birisi karşı tarafa gidip onlardan bir sigara tabakası aldı. Onlara not göndereceğimiz zaman, teneke bir periskopa taşla vuruyorduk. Onlar da bize teleskop sallayıp cevap verirlerdi. Bir başka gün bir Alman subayı Türk siperlerine yaklaşıyordu. Türkler, bizimkilere siperlerine girmelerini işaret etti.Bizimkiler hemen siperlerine girdiler. Biraz sonra ise makineli tüfek ateşi başladı. Doğaldır ki, kimseye bir şey olmadı. Bu Türk'ün savaşırken dahi ne kadar adil olduğu hakkında bir fikir verebilir.
(Gelibolu, 12 Eylül 1915)

Anzak askeri Thomas Ernest

Hemen yanımda, benden 4/5 metre ötemde bizim çocuklardan 14 tanesinin taşlaşmış cesetlerini görüyordum. Çok kötü bir manzara. Daha dün neşe ve hayat dolu olan bu insanlar, bu çocuklar, şimdi ortalıkta yatıyor. Soğumuş vücutlar, cam gibi gözler. Yüzler hüzünlü ve toprağa bulaşmış. Kim bilir kimin yavrusu. Tanrıya şükürler olsun ki sevenleri onları bu halleri ile görmüyorlar. Ölüler ve donmuş kanları nedense bir yerlerden sızıyor. Tanrım bu ne biçim görüntü. Yanımda duran Binbaşı bana "İşteKazandık" diyor. Ulu Tanrım... Kazanmak; elimi uzatsam dokunabileceğim kadar yakınımda yatan cesetlerin yanında ne anlamı var kazanılan bu zaferin.
(Gelibolu, 28 Nisan 1915)

İngiliz çıkartma gemisi kaptanı Edward Toms
Benim teknemin sahile yanaştığıyerde, çok sağlam dikenli tellervardı. Askerler botlarda ya da sahi-le yüzerken vuruluyorlardı. Belimekadar suya girdim, bir kayaya çar-pıp tökezledim. Çıkıp sahile doğrukoşarak dikenli tellerin altına yat-tım. Dikenli tellerin önü artık hareketsiz kalmış bir sürü askerle dol-muştu. Yukarılardan aşağıya siperlerden, makineli tüfeklerden ateşyağarken, sağdaki siperlerden debizlere ateş ediliyordu. Çıkan seslermüthiş, görüntü ise korkunçtu.
(Anzak Koyu, 25 Nisan 1915)

İngiliz asker Ernest Hotpoint
Saat onbirde hareket ettik. Tek sıra halinde, açık bir arazideydik. Birden önümüze çıkan bataklığı geçmemiz emredildi. Türklerin müthiş ve öldürücü ateşiyle çok kayıp verdik. Görünürlerde hiçbir siper yoktu. Türkler makineli tüfekleri çok iyi bir şekilde gizlemişlerdi. Korkunçtu. Her hamleden sonra daha az sayıda asker doğrulabiliyordu. Biz ise körlemesine ilerlemeye çalışıyorduk. Ancak hiçbir şey değişmedi. Her yönden ateş ediliyor ve biz ise ne bir siper, ne de bir Türk görebiliyorduk. Eğer bir Türk görebilseydik, hiç değilse gidebileceğimiz yönü belirleyebilecektik.
(Gelibolu, 26 Nisan 1915)

Anzak askeri Harold Boughton
Arkadaşım Onbaşı Dean'la birlikte iki boş peksimet tenekesini siperin duvarına dayamış oturuyorduk. Başımızın üstüne battaniye, onun da üzerine muşamba gerip, bütün gece, su dizlerimize kadar çıktığı halde birbirimize sarılarak öylece oturduk. Gidecek bir yer de olmadığından sabahı orada ettik. Hareket edebildiğimizde, üzerimizdeki battaniye ve muşambaları sanki oluklu tenekeymiş gibi kaldırıyorduk. Ayaklarımız suda donmuştu. Çevremizdeki arkadaşlar inleyip ağlıyorlardı. Ateş basamağındaki nöbetçilerden bazıları donmuştu ve dokunulduğunda yere devriliyorlardı. Benim de ellerim ve ayaklarım donmuştu. Bazıları o kadar kötüydü ki, ilk fırsatta kumsal inmeleri söylenmişti. Ancak orada tedavi edilebilirlerdi. Ama, ne yol vardı, ne de onları aşağıya indirecek bir araç. İnsanların emekleyerek gitmeğe çalıştıklarını gördüm. Koca koca adamlar bebekler gibi ağlıyorlardı.
(Gelibolu, 2 Mayıs 1915)

İngiliz Tuğgeneral Sir C.E. Callwell
O İnişli, çıkışlı savaş günündeki birbirlerinden kopuk çatışmaları bir bütün olarak anlatmak zor. Saldıranlar sahilden içeriye doğru ilerledikçe, arazi daha da zorlaşıyordu. Araziyi kullanma becerisi gösteren Türkler, gittikçe artan bir direniş gösteriyorlardı. (Ertuğrul Koyu, 28.Nisan.1915) Ben filikalarda kalıp adamların kıyıya çıkmalarına yardımcı olmağa çalıştım. Ama bu cinayetten başka bir şey değildi. Çok geçmeden birinci filika cesetlerle dolmuştu. Filikanın çevresindeki deniz kıpkırmızıydı.
(Anzak Koyu, 25 Nisan 1915)

Anzak askeri Joseph Murray
Gelibolu Yarımadasının sahillerine iyice yaklaştığımızda, bize küpeştede savaş düzeni halinde toplanmamızı emrettiler. Süngülerimiz güneşte parlıyordu. İki saat boyunca, merak içinde öyle bekledik. Kuşkusuz Türkler de bizim tam olarak ne zaman nereden vuracağımızı merak ediyorlardı. Gerçi, bir istilacı olarak zamanı ve yeri seçmek bizim işimizdi. Türkler ise, oldukları yerde kalıp, Vatanlarını savunmaya hazır beklemek zorundaydılar. ,kaynak,sabah
(Ertuğrul Koyu, 25 Nisan 1915)

Margarin kolesterolün dostu mu yoksa düşmanı mı?

Bugüne kadar kolesterole yol açtığı düşünülen margarin, nasıl oluyor da içine stanol eklendiğinde kolestrolü düşürüyor?
Günümüzde Amerikan Kalp Cemiyeti gibi birçok kurum; bitkisel kaynaklı stanol ve sterol gibi yapıların yükselmiş kolesterol düzeyinin düşürülmesinde yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak bu tür bir diyette yer alan biyolojik aktif öğeler yani yardımcı diyet faktörleri, hiçbir koşulda ilaç eşdeğeri olamaz.

Bir başka deyişle, kişiyi tedavi etmez. Ancak ilaç tedavisine diyet yaklaşımı içinde yardımcı olabilirler. İşte bu yaklaşım içinde margarin, süt ve süt ürünleriyle son derece geçimliliği olan stanol; bu ürünlere katılarak kolesterol seviyesinin düşürülmesinde ilaç veya diyet tedavisine katkı verebilir. Stanol eklenmiş margarin, süt ve süt ürünlerinin 6-8 hafta süresince tüketilmesinin total ve kötü huylu kolesterol (LDL) seviyelerini ortalama yüzde 10 oranında azaltabileceği gösterilmiştir.

* Ülseri olanlara yoğurt ve süt dokunuyor. Bu noktada, bitkisel stanollü süt ve yoğurt kullanmak zararlı olabilir mi?

Uzunca bir süredir, ülsere bir bakterinin neden olduğu bilinmektedir. Eğer neden bu ise; tedavi sonrasında bu hastaların süt ve yoğurt tüketmeleri mümkün olabilmektedir. Tedaviye rağmen, hastalık kişiye rahatsızlık veriyorsa ve süt ya da süt ürünlerinin tüketiminin sınırlanması gerekiyorsa; bitkisel stanol içeren süt ve süt ürünlerini de sınırlandırmak gerekir.

GÜVENLE KULLANILABİLİR
* Kolesterol düşürücü fonksiyonel gıdalar, güvenle kullanılabilir mi? Bazı doktorlar, bu gıdaların aldatmaca olduğunu düşünüyor. Sizce neden böyle bir düşünceleri var?
Biyolojik aktif öğe içeren besinler veya başka bir deyişle fonksiyel gıdalar, güvenle kullanılabilecek olan besinlerdir. Biyolojik aktif öğe olarak tanımlanmış herbir maddenin (stanol, omega 3, pro ya da prebiyotikler gibi) arkasında çok ciddi bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Ancak daha önce de söylediğim gibi, buradaki en temel sorun; stanol tüketiminde de olduğu gibi bu gıdaların hastalığı tedavi etmemeleridir. Bunlar ancak tedaviye katkı verebilir veya hastalıklardan korunmada kişiye yardımcı olurlar.

Kolesterol seviyesi yüksek bir hasta; tek başına stanol eklenmiş margarin, süt ve sütlü ürünleri tüketerek hastalığını kesinlikle tedavi edemez. Bu tür uygulamalarda, diğer diyet planlamalarına ve uygulamalarına da (diyetin enerji düzeyi veya fiziksel aktivite gibi) mutlaka dikkat edilmesi gerekir. Bu tür uygulamaların da, diyetisyenler gibi beslenme konusunda yetişmiş sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerekir. Bu konuda mutlaka bazı uzman hekimlerin farklı yönde uygulamaları veya düşünceleri olacaktır. Ancak bence güvenilirlik konusundaki endişelerin kaynakları bunlardır.,kaynak,sabah

Mısır, buğday ve pirinç doğal stanol kaynağı!

Mısır, buğday ve pirinç doğal stanol kaynağı!

Haliç Üniversitesi Yardımcı Doçent Diyetisyen Zeynep Ö. Koç bitkisel stanollerle ilgili soruları yanıtladı:

* Kolesterolü düşürdüğü söylenen bitkisel stanolü yiyeceklerimizin içinde bulabilir miyiz?
Bitkisel stanoller doğal olarak mısır, buğday, pirinç ve diğer bitkilerde bulunan besin maddeleridir. Bu bitkisel maddeler, kötü kolesterolün sindirim sisteminden kana karışmasını engelleyerek kandaki kolesterolün doğal yoldan düşmesine yardımcı olur. Kolesterolü düşürmek için günde iki gram bitkisel stanol öneririz. Bu iki gramı mısır, buğday, pirinç gibi maddelerden alabilmek için onlardan aşırı miktarda tüketmek lazım ki bunu hiç önermiyoruz.

ÖNCE SAĞLIKLI BESLENME
* Kolesterolü yüksek olan kişilere neler öneriyorsunuz?
Kolesterolü yüksek olan kişilere öncelikle sağlıklı beslenme öneriyoruz. Kolesterolü yüksek yiyecekleri almamasını istiyoruz. Kolesterol sorunu olan biri, günde 200 miligram kolesterol içiren besin tüketebilir. Kolesterol sorunu yoksa o zaman 300 miligram tüketmesinde yarar vardır.

* Hangi besinde ne kadar kolesterol var?
Gün içinde üç köfte yerseniz 81 miligram kolesterol alırsınız. 90 ile 100 miligram kuzu etinde 94 miligram kolesterol vardır. Tavuk veya hindi etinde 85 miligram kolesterol vardır. Üç kokteyl sosiste 74 miligram kolesterol vardır. Üç köfte kadar balıkta 80 miligram. Bir adet yumurta sarısında 274 miligram kolesterol vardır. Üç karper kadar peynirde 107 miligram kolesterol bulunur. Üç top dondurmada 50 miligram kolesterol bulunur. Bir su bardağı kadar sütte aşağı yukarı 3 miligram kolesterol vardır. Dikkat ederseniz kolesterol içeren yiyeceklerin yağlı ve hayvansal kaynaklı besinlerde olduğunu göreceksiniz. Tahıllarda sebze ve meyvelerde kolesterol bulunmaz.

İLACA DEVAM EDİLMELİ
* Bitkisel stanollü ürünler kullanırken günlük beslenme düzenimi değiştirmem gerekiyor mu?
Eğer kolesterolünüz yüksekse öncelikle şunu unutmayın, ilacınızı düzenli kullanmanız gerekir. 'Ben bitkisel stanol kullanıyorum ilacımı almama gerek yok' diye düşünüp yanılmayın. İlacın yanında bitkisel stanollerden de kullanmasında yarar vardır. Ama bitkisel stanol ilaç değildir. Bu kolesterolün ya da ilaç dozunun düşmesine neden olabilir. Biz sağlıklı beslenmeyi öneriyoruz. 'Ben nasıl olsa bitkisel stanol' kullanıyorum diyerek kolesterolü yüksek yiyecekler yenmemeli.

* Diyabetliler bu gıdaları kullanabilir mi?
Beslenme düzenlerinde süt ve yoğurt verilmişse, herhangi bir sakıncası yok hatta faydası var. Diyabetlilerin damarlarında daha kolay damar sertliği oluşabilir. Bunu önlemek için diyabetlilerin bitkisel stanol almasında yarar vardır.

PUDİNGLE DE KOLESTEROLÜNÜZÜ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ!

* Bitkisel stanol içeren ürünlerle yemek pişirebilir miyim? Mesela stanollü sütle puding yapabilir miyim; yine aynı etkiyi verir mi?
Tabii... Bitkisel stanolleri günde aşağı yukarı iki gram tüketmek gerekir. Bu da bir bardak kadar bitkisel stanol içeren yoğurt olacağı gibi; stanollü sütle yapılan puding yoluyla da alınabilir.

*Diyet yapıyorum... Bitkisel stanol içeren ürünler kilo aldırır mı? Diyetime ek olarak bunları tüketebilir miyim?
Kalori düzeninizi ayarlamışsanız, normal yoğurt yerine bitkisel stanollü yoğurt tüketebilirsiniz. Ama fazla miktarda yemenizi önermem. Günlük beslenmenizin içinde tüketeceğiniz yoğurt ve süt miktarı neyse o kadar yiyin.

*Bu ürünler diyet önerileriniz içinde yer alıyor mu?
Eğer hastanın kolesterolü yüksekse ve tadım sorunu yoksa; diyet önerilerim içinde bu ürünleri söylüyorum. Bitkisel stanoller her bitkinin içinde zaten var. Ama 'Nasıl olsa bitkiselmiş. Ben bundan bol bol yiyeyim' demek olmaz. Her şeyin dozajı var. Bu tür beslenme desteklerini dozu aşmamak kaydı ile sağlıklı olarak tüketebiliriz.,kaynak,sabah

Her gün bir stanollü yoğurt kolesterolü 15 puan düşürür'

Kolesterolü düşürmek için bitkisel stanol adı verilen gıda desteklerinden de yararlanılıyor. Prof. Dr. Murat Ersanlı, "Marketlerde satılan stanollü yoğurt ve sütler, vücuda giren kolesterolün daha hızlı atılmasını sağlıyor" diyor.
İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü kardiyologlarından Prof. Dr. Murat Ersanlı, yeni dönemde kolesterol düşüren besin maddelerinden biri olarak gösterilen fonksiyonel gıdalarla ilgili soruları yanıtladı:

* Bitkisel stanoller kolesterol değerlerini nasıl düşürüyor?
Bitkisel stanoller kolesterol yapısına benzer yapıda gıda ile alınan doğal ürünlerdir. Muhtemelen ince bağırsakta kolesterol ile rekabete girerek, emilimini engeller ve atılımını hızlandırırlar. Bu şekilde kolesterol seviyesi de azalır. Bitkisel stanoller, vücuda giren kolesterolün daha hızlı atılmasını sağlar.

İLAÇ SAYILMIYORLAR
* Bitkisel stanollerin kolesterol ilaçlarından farkı nedir? Bunlar da ilaç olarak kabul edilebilir mi?
Kolesterol ilaçları esas olarak iki gruba ayrılır. Bir tanesi kolesterol yapılımını azaltır; bunların başlıcası statinlerlerdir. Diğerleri de kolesterol emilimini azaltan ilaçlardır. Stanoller de işte bu gruba benzer etki gösterir. Ancak tam ilaç kategorisine girmezler. Yaşam tarzı değişiklikleri ile ilaçlar arasında bir ara gruptur. İlaç alırken de yanında bunlardan yararlanabilirsiniz.

* Kolesterolü iyi seviyelerde olan biri yine de korumak için bitkisel stanol kullanmalı mı? Ekstra etkisi olur mu?
Bu tamamen ideal kolesterol kavramı ile ilgilidir. Sizin iyi, yeterli kolesterol seviyesi diye bildiğiniz seviye; yapılan çalışmalarla zaman içinde pek de iyi olmayan yüksekçe bir seviye olarak yorumlanabilir. Örneğin kalp hastaları için hedef 'kötü' yani LDL kolesterol seviyesi 100 miligram iken, son yıllarda bu oran 60-70 miligrama indirildi. Bu yönüyle düşünüldüğünde normal kolesterolü olanlarda da bitkisel stanol kullanımının kolesterol düşürücü etkisinin faydası olabilir.

YOĞURT VE SÜT
* Kolesterol ilacının yanında bitkisel stanol içeren ürünler kullanılmasını önerir misiniz?
Evet, günde iki gram stanol alımı ile kolesterol düşürücü tedaviye ilaveten yüzde on civarında kolesterol düşürülebilir. Özellikle kalp hastalarında kolesterol düşürücü statin ilacı tedavisi yüzde 20-30'lar civarında bir düşme sağlarken stanollerle yüzde 15 ilave bir düşüş elde edilebiliyor. Bu tür hastalar için ilacın yanında stanol kullanımı ekstra fayda sağlanabilir.

* Doktorum günde bir tane yoğurt içeceği ya da yoğurt yememi tavsiye etti. Ben daha fazla yersem daha fazla etkisi olur mu?
Fazla yiyerek bir yarar sağlayamazsınız. Amerikan Kalp Birliği Kılavuzu'nda da belirtilen doz, iki gramdır. Bu miktar da stanollü bir kase yoğurt ya da iki bardak sütte bulunuyor zaten.

* Eşimde de, bende de kolesterol var. Oğlum 7 yaşında. Günlük süt verirken, bitkisel stanol içeren süt vereyim mi?
Kolesterol yüksekliğinde soya çekim fazladır. Oğlunuzun da yüksek kolesterol olma ihtimali hayli fazla görünüyor. Bitkisel stanoller beş yaş ve üstü çocuklarda yapılan çalışmalarda faydalı bulunmuşlar. Siz de oğlunuza yedirebilirsiniz.

* Kimler stanollü ürünler kullanamaz?
Bunların kayda değer bir yan etkisi yoktur. Hamile ve emzirenlere ilişkin elimizde yeterli bilgi olmadığı için onlar kullanmamalıdır.

İKİ HAFTADA ETKİSİNİ GÖSTERİYOR
* İki hafta bitkisel stanol içeren ürünler kullandım ve kolesterolüm düştü. Şimdi ne olacak? Sürekli bu ürünleri kullanmam gerekiyor mu? Bırakınca kolesterolüm tekrar yükselir mi?
Stanol içeren ürünler düzenli olarak günde iki gram alındığında en iyi etkiyi gösteriyorlar. Ne kadar özenli diyet yaparsanız yapın stanollerden elde edeceğiniz etkiyi sağlayamazsınız. İki gram stanol almak için örneğin sekiz kilo portakal ya da 17 kilo havuç yemek gerekir. İki gram stanol önemli çünkü kandaki kolesterol seviyesini yüzde 10 ile 15 civarında düşürebiliyor. Bu etki düzenli diyet, egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile elde edilen kolesterol düşürücü etkiye benzer bir orandır. İnsanlar yaşam tarzı değişikliğinde mesela spor yaptığında yüzde 10-15 bir değişim oluyor. İki hafta stanol kullanarak bu etki görülmeye başlıyor. Ancak tüm kolesterol düşürücü tedavilerde olduğu gibi etkinin sürmesi tedavinin sürdürülmesine bağlıdır. Tüm kolesterol düşürücü tedaviler ilaç olsun, yaşam tarzı değişiklikleri olsun, stanol olsun ömür boyu sürdürülmelidir.kaynak,sabah

Ben zayıfım' diye sevinmeyin

* Mutlaka şişman insanların mı kolesterolü yüksek çıkar?
Hayır; kolesterolü yüksek olmayan pek çok şişman insan vardır. Burada yapım ve harcanma dengesinin bozuk olması söz konusu. Sabah yumurta ve tereyağı yiyorlar ama kolesterolleri yüksek değil. Çünkü bunları harcıyorlar. Dışardan bakılarak kolesterol asla anlaşılmaz. Çok zayıf olup da kolesterolü yüksek olanlar var.

EVLENİRKEN ÖLÇTÜRÜN

"Nasıl evlenmeye giderken AIDS, Hepatit gibi bulaşıcı hastalık testleri yapılıyorsa bence bu havuza kolesterolü de eklemek lazım. İnsanlar evlenecekleri kişinin kalp sağlığı riskini açık açık görsünler. İnsanlar kolesterol ölçümü yaptırmıyorlar, kaçıyorlar bundan çünkü gerçeği görmek pek çok kişiyi korkutuyor. Bu korku ise önlem almalarını zorlaştırıyor."

40 YAŞ KADINI DİKKAT
* Erkeklerin kolesterolü kadınlara göre daha mı yüksek olur?
Kadınların kolesterolü menopoz dönemine kadar erkeklerden daha düşük oluyor ama menopozdan sonra kadınların inanılmaz bir şekilde kolesterolleri yükseliyor. Bu da doğal olarak damar sertliği riskini çok yükseltiyor.

içinde Kolesterolün yaşla ilgisi Kolesterolün yaşla ilgisi yoktur. Bakarsınız 70 ya yoktur. Bakarsınız 70 yaşında bir adamda kolesterol şında bir adamda kolesterol oranları normal çıkar da 40 oranları normal çıkar da 40 yaşındaki oğlunun kolesterol yaşındaki oğlunun kolesterol ilacı kullanması gerekebilir. ilacı kullanması gerekebilir. Biz Türkler ırk olarak şanssız Biz Türkler ırk olarak şanssız bir milletiz. HDL oranlarımız bir milletiz. HDL oranlarımız düşük. Düşük olması gere düşük. Düşük olması gereken LDL oranlarımız ise ken LDL oranlarımız ise daha yüksek. Bu neden daha yüksek. Bu nedenle dikkat etmemiz le dikkat etmemiz gerekiyor.,kaynak,sabah