Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

İDEAL BAYAN

Nisan 2008 tarihli yazilar (sayfa 2)Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Akşamüstü neden halsiz oluruz?

21.04.2008 22:35
 
 
Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanı Diyetisyen Oya Yüksek, yemeklerden sonra şiddetle hissedilen tatlı ihtiyacının hipoglisemiden kaynaklanabileceğini söyleyerek, “Akşam vakitlerine doğru pilim bitiyor diyenlerdenseniz, yemeklerden sonra şiddetle tatlı ihtiyacı hissediyorsanız ve 2-3 saatte bir acıkıyorsanız bu durum “hipoglisemi” ye işaret edebilir” dedi.
Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanı Diyetisyen Oya Yüksek, yaptığı açıklamada kan şekeri düşüklüğü anlamına gelen hipogliseminin özellikle akşam saatlerinde yaşanan yorgunluğun ve yemeklerden sonra şiddetle hissedilen tatlı ihtiyacının nedenleri arasında sayılabileceğini söyledi. Hipogliseminin çok yaygın olduğunu; ancak çoğunlukla tansiyon düşüklüğü ile karıştırılan bir problem olduğunu bildiren Dyt. Yüksek, “Özellikle kan şekerlerini kontrol eden insülin hormonunun metabolizmasındaki bozulmalardan meydana gelmektedir. Ailede diyabet eğilimi görülen bireylerde oluşan bir sorundur. Diğer tetikleyen nedenler ise düzensiz beslenme ve fiziksel aktivite azlığıdır” dedi.
Yemeklerden sonra tatlıya istek, halsizlik, çabuk acıkma, sinirlilik hali, terleme gibi durumların yaşanması halinde mutlaka belirli testlerin sık aralıklarla yaptırılması gerekliliğine işaret eden Dyt. Yüksek, “Bu testler; açlık-tokluk şekerleri ile açlık-tokluk insülin düzeyleridir. Bu testlerle birlikte hipoglisemi teşhis edilebilir. İleride diyabet teşhisinin geciktirilebilmesi için koruyucu tedavi önemlidir” dedi.

-KAHVALTI ÖNEMLİ-

Öğün olarak kahvaltı ve ikindi öğününün kan şekerlerini dengede tutmak ve günü iyi geçirebilmek açısından önemli öğünler olduğunun altını çizen Dyt. Oya Yüksek şunları söyledi:
“Kahvaltıda mısır gevreği tüketilecekse şekersiz olanları tercih edilmelidir ama çoğunlukla klasik bir kahvaltı daha yararlı olacaktır. Tatlı ihtiyacı ise kuru kayısı ve şekersiz ve tatlandırıcı içermeyen doğal reçellerle sağlanabilir. İkindi öğünü ise günün geri kalan bölümü açısından önemlidir. Burada ise alternatif olarak meyveli yoğurt, tost, meyve veya kolay taşınabilmesi açısından leblebi tercih edilebilir. İçecek tercihi ve miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca; gün içinde tüketilen çay-kahve miktarlarına ve içlerine eklenen şeker miktarına dikkat etmek gerekir. Eklenen şeker veya içilen çay-kahve sıklığı mutlaka azaltılmalıdır. Özellikle kahvenin kan şekerini düşürücü etkisinden dolayı aç karnına içilmemesi gerekir. Kahve gibi alkolünde aynı etkisi olduğundan alkol alımına da dikkat etmek gerekir.”

ANKA
 
 

İlişkinize tat katın!

Onunla mutlu bir birlikteliğiniz olması için neler yapıyorsunuz? Her şeyi karşı taraftan bekliyorsanız yanlış yapıyorsunuz...
Onunla mutlu bir birlikteliğiniz olması için neler yapıyorsunuz? Her şeyi karşı taraftan bekliyorsanız yanlış yapıyorsunuz...İlişkinize tat katın!

Hepimiz daha ilişkinin başında 'seni seviyorum' kelimelerini duymayı, daha fazla ilgi görmeyi, daha fazla vakit geçirmeyi isteriz. Oysa, insanlar genellikle duygularını açıklama konularını biraz ağırdan alırlar. Onu sıkmayın ve sabırlı olun.

Sevgilinizi, fiziksel özellikleri ya da sizinle uyuşmayan, kişisel özellikleri nedeniyle yargılamayın. Eğer aşıksanız, iyi vakit geçiriyorsanız insanların ne dediğine aldırmayıp, ufak tefek sorunları kafanıza takmayın.

Eğer sürekli sevgilinizin sizi aldatıp aldatmadığını düşünür, her an telefonla arayıp ne yaptığını sorarsanız, onu sorularınızla sıkar, üzerine giderseniz, dolu dizgin bir aşkı bir hiç yüzünden noktalayabilirsiniz. Ona güvenmeyi öğrenin.

Rol yapmayın

Ona kendinizi beğendirmek için rol yapmanız gerekmiyor. Örneğin, çok iyi bir çift olabileceğinizi ispat etmek için, sevdiği her şeyi sevmek zorunda değilsiniz. Kim her dediğini 'ben de', 'bence de' diye onaylayan biriyle beraber olmak ister ki!

İlgisizlik eşleri hasta ediyor

Eşlerinden yeterince ilgi göremeyen kadınlar özellikle hamilelik sonrası gibi özel dönemlerde depresyona girebiliyor. Ayrıca ev kadınları da çalışan kadınlara oranla daha çok depresyona giriyor. Doğum sonrası depresyon en çok doğumdan sonraki birinci ayda görülüyor.

İlk 1 yılda ise sıkıntı, durgunluk, ağlama, çabuk yorulma, uyku bozukluğu, bebeğine bakamayacağı düşüncesi, bebeğiyle yalnız kalmaktan kaçınma gibi duygular sık görülüyor. Ancak tüm bu sıkıntılar ailenin olumlu yaklaşımı ile daha kolay aşılabiliyor.

 

İş saati servis bekleyen kadına tecavüze kalkıştı

MALTEPE Küçükyalı’da sabah işe giden 28 yaşındaki Y.Ç., bir kişi tarafından kafasına taşla vurarak gasp ve tecavüz etmek istedi. Olay sabah saat 07.00 sıralarında Maltepe Küçükyalı Mahallesi’deki parkta meydana geldi. Özel bir firmada muhasebeci olarak çalışan 28 yaşındaki Y.Ç., E-5 Karayolu üzerinden geçmekte olan servise binmek için evden ayrıldı.


Galipbey Caddesi üzerinde yürüyen Y.Ç. Küçükyalı Tünel mevkiine geldiğinde bir kişi tarafından önü kesildi. Y.Ç.’ye bıçak çeken bu kişi, kolundaki çantayı almak istedi. Ancak Y.Ç., çantasının vermek istemedi. Bu sırada yerden taş alan saldırgan Y.Ç.’nin kafasına vurmaya başladı. Aldığı darbeler yüzünden yere düşen Y.Ç.’nin üzerine çullanana saldırgan, yumrukla kafasına vurduğu genç kıza tecavüz etmek istedi. Bu sırada bir kişinin geldiğini gören zanlı, genç kızı bırakarak olay yerinden yaya olarak kaçtı. vatan

Zanlının elinden kurtulan Y.Ç., tedavi için Özel Yeditepe Hastanesi’ne gitti. Kafasına aldığı 6 darbe ile yaralanan Y.Ç’ye 20 dikiş atıldı. Durumun polise bildirmesi üzerine hastaneye gelen polis ekipleri, Y.Ç.’nin vermiş olduğu ifade doğrultusunda, bölgede sapık gaspçıyı yakalamak için arama çalışmalarına başladı.
Yaklaşık yarım saat süren arama sırasında, olay yerinden yaklaşık 1 kilometre ileride üzerinde kan lekeleri bulunan bir kişi gözaltına alındı. Adının Nihat Gevşek (19) olduğu öğrenilen kişinin kıyafetleri üzerindeki kan izlerinin Y.Ç.’ye ait olduğu anlaşıldı. Sorgulanmak üzere Maltepe Asayiş Büro Ekipleri’ne götürülen Nihat Gevşek’in, hakkındaki suçlamaları reddettiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, yapılan incelemede Nihat Gevşek’in sabıkasının olmadığı anlaşıldı. Aynı bölgede bir gün önce de benzer bir olayın yaşandığı öğrenildi. Zanlı Nihat Gevşek’in önceki gün yaşanan olayın mağduruna da gösterileceği belirtildi.



 Ga

Evliliğimiz bitti geri dönüşü yok’



Çocuk istiyorduk,
ayrıldık’

Çifte yakın çevreler, Cusimano’nun yeniden İtalya’ya yerleşmek istediğini ancak Esmersoy’un Türkiye’den ayrılmak istemediğini söylüyor. İkilinin de bu anlaşmazlık nedeniyle boşanma kararı aldıklarını doğruluyor. Peri masalı gibi bir aşk yaşadığını her fırsatta dile getiren Esmersoy’a bu iddiaları sorduk. Esmersoy şöyle konuştu: “İddialar doğru. Ani bir karar gibi görünebilir ama aslında öyle değil. Biz çocuk sahibi olmayı bile düşünüyorduk ancak karşılıklı konuşarak ayrılmaya karar verdik. Şiddetli geçimsizlik ya da aldatma kesinlikle söz konusu değil. Henüz dava açmadık, sadece karar aldık. Güzel bir evlilikti, güzel bir şekilde bitireceğiz. Birbirimizi kıracak üzecek hiçbir şey yapmadık yapmayız da... Ancak geri dönüşü yok.” vatan

Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç'te

Yeni Haber
Dünyanın en yaşlı ağacı İsveç'te
İsveçli araştırmacılara göre dünyanın en yaşlı ağacı, İsveç'te hala ayakta olan 9 bin 550 yıllık bir köknar ağacı.... İsveç'teki Umeaa Üniversitesi araştırmacıları, yazılı açıklamalarında, "Bu büyüleyici İsveç'in orta kesimlerindeki buluş, Dalara'daki Fulu dağında yapıldı. ...

Irak petrolünde Türkiye yok!

d11 Irak, tüm dünyanın nefesini tutarak dört gözle beklediği petrol ve doğalgaz arayacak uluslararası şirketleri belirledi. 35 şirket arasında TPAO ve alt şirketi TPIC'ın olmaması Ankara'da şok etkisi yarattı.. Türkiye dünyanın en zengin petrol ülkesi Irak'ta aradığını bulamadı. Irak merkezi hükümeti ve Petrol Bakanlığı, ülkenin en zengin sahalarının bulunduğu güneyde doğalgaz ve petrol arayacak 35 şirketi belirledi. Listede, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve alt şirketi TPIC yok. Irak, tüm dünyanın nefesini tutarak dört gözle beklediği ülkede petrol ve doğalgaz arayacak uluslararası şirketlerin seçimiyle ilgili süreci tamamladı. 31 Ocak'a kadar petrol şirketlerinden başvuruları alan Irak merkezi hükümeti ve Petrol Bakanlığı, petrol ve doğalgaz arama ve üretimi için uygun koşullara sahip 35 şirketin listesini açıkladı. Listede, başvuru yapmasına karşın TPAO ve alt şirketi Turkish Petroleum International Company (TPIC) yer almadı. Irak Petrol Bakanlığı'nın kararı, pazartesi günü Türkiye'ye ulaştı. Karar, Ankara'da tam anlamıyla şok etkisi yarattı. Liste dışı kalan TPAO, Dışişleri ve Enerji Bakanlıkları ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları nezdinde zaman yitirmeden girişimlerde bulundu. TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Türkiye'nin Irak'ta olması gerektiğini belirterek, "Başvuru yaptık ama listeye giremedik" dedi. Uysal, listedeki şirketlerin, Irak'ın güneyindeki zengin petrol sahalarında arama ve üretim yapacaklarını söyledi. Uysal, Irak'ın ülkenin orta bölgesinde yer alan ancak güneye göre daha az petrolün bulunduğu alanlar için de ihale açacağını belirterek, TPAO'nun bu bölgelerde arama ve üretim yapma şansının sürdüğünü söyledi. Irak'ın güneyindeki sahalarda 10 milyar varillerle ölçülen petrol olduğunu kaydeden Uysal, "Orta bölgelerde ise birkaç milyar variller düzeyinde petrol var" dedi. Ancak Irak Petrol Bakanlığı'nın, ülkenin ortasında yer alan bölgeler için ne zaman ihale açacağı belli değil. Uzmanlar, ülkede, bilinen ya da ispatlanmış 115 milyar varil, tahmin edilen 500 milyar varillik rezerv olduğunu belirtiyor. Haberin fotoğrafları İLİŞKİLİ HABERLER Irak petrolünde Türkiye yok! Güler: Bu açıklanan ilk liste peşini bırakmayacağız 'Kuzeyin imzaları geçersiz' sabah

Kısmetimi kapatıyorsun' dedi, öldürdü!

11 Bursa'nın merkez Osmangazi ilçesinde, 'beni neden evlendirmiyorsun, kısmetimi kapatıyorsun' diyerek tartıştığı annesini ekmek bıçağıyla öldüren genç kızın, annesini 21 yerinden bıçakladığı ortaya çıktı. Olaya müdahale eden ilk kişinin evin yanında oturan Çocuk Koruma Şube Müdürlüğü'ndeki görevli nöbetçi polis olduğu, ve havaya ateş ederek genç kızı etkisiz hale getirdiği belirtildi. Zanlı kızın polise verdiği ilk ifadesinde 'annemi öldürmeyi bir yıldır tasarlıyordum, hatta silah bile aradım, ancak bulamadım, sürekli tartışıyorduk' dediği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Alemdar Mahallesi Ormanlar Yolu Sokak'ta ikamet eden Zeynep Dayı (25), annesi Fatma Dayı (57) ile, kendisini evlendirmediği, kısmetini kapattığı gerekçesi ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine mutfaktan bıçak alan Zeynep Dayı, annesini bıçakla saldırdı. Kanlar içinde kalan anne Fatma Dayı ikinci kattaki evinin merdivenlerinden kaçmak istedi. Arkadan koşan Zeynep Dayı, merdivenlerde yakaladığı annesini bıçaklamaya devam edince evin hemen yanındaki Çocuk Şube Müdürlüğü'ndeki polis havaya tabancayla ateş ederek genç kızı etkisiz hale getirdi. Olay yerine gelen 112 Acil Servis Ambulansı görevlileri, Fatma Dayı'nın hayatını kaybettiğini belirledi. Zanlı Zeynep Dayı, polis tarafından Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken Fatma Dayı'nın yakınları gözyaşlarına boğuldu. OIaya tanık olan Fatma Dayı'nın 35 yaşındaki kızı Halime, tartışmanın ayrıntılarını polise anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Çalıştığı işyerinden döndüğü sırada annesinin cansız bedeniyle karşılaşan Fatma Dayı'nın diğer kızı Ayşe Dayı'yı ise yakınları sakinleştirmeye çalıştı. Fatma Dayı'nın 6 ay önce eşi Hasan Dayı'dan ayrıldığı ve Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Karyağmaz köyünden Bursa'ya taşındıkları öğrenildi. Psikolojik problemleri olduğu öne sürülen zanlı Zeynep Dayı'nın, polise verdiği ilk ifadesinde annesini öldürmeyi bir yıldır tasarladığını, 5-6 kez psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kulladığını söylediği öğrenildi. Emniyetteki sorgusu süren genç kız, akşam saat 21:00 sularında doktor kontrolüne götürüldü. Zeynep Dayı, Emniyete getirilişinde gazetecilerin olayı neden yaptığı yönündeki soruları yanıtsız bıraktı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. CİHAN Yayın tarihi: 15 Nisan 2008, Salı Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2008/04/15//haber,5D8988E4088C405AAB8456D67626712A.html Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2003-2008, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Kutlu Doğum Haftası yarın başlıyor

a9 Her yıl 16-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan; ancak 23 Nisan'a denk gelmesi sebebiyle bu sene öne çekilen Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri yarın başlıyor. 23 Nisan'a alternatif kutlama olduğu yönündeki değerlendirmeleri önlemek amacıyla tedbir alan Diyanet, bundan böyle Kutlu Doğum Haftası'nı 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlayacak. Diyanet, tüm illere ve yurt dışı temsilciliklerine gönderdiği genelgeyle kutlamaların siyasi malzeme yapılmaması yönünde uyarıda bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre 2008 Yılı Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri resmi açılışı Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun da katılımıyla 14 Nisan saat 10.00'da Trabzon'da gerçekleşecek. Tüm illerde kutlanacak olan etkinlikler çerçevesinde paneller ve sempozyumlar düzenlenecek, sağlık taramaları yapılacak, cezaevleri ve hastalar ziyaret edilecek, kutlu doğum aşı ve gül dağıtılacak. Ayrıca şiir, kompozisyon ve makale yarışmaları düzenlenecek. -SİYASİ MALZEME YAPMAYIN UYARISI- Diyanet İşleri Başkanlığı Kutlu Doğum Haftası'nın amacına uygun olarak icra edilmesi için bütün illere ve yurt dışı teşkilatına, uyulacak ilkeleri içeren üç genelge gönderdi. Bu genelgelerde kutlamaların belirtilen tarihler dışında düzenlenmemesine ve siyasi malzeme konusu yapılmamasına hassasiyet gösterilmesi istendi. Genelgede şunlar kaydedildi: "Kutlu Doğum Haftasının 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanması, bu tarihlerin dışında kutlama programı yapılmaması, İllerde ve ilçelerde mülki amirin bilgi ve onayı dahilinde, müftülerin başkanlığında "Kutlama Komiteleri" kurulması, faaliyetlerin bu komitelerce belirlenmesi ve takip edilmesi, Yurtdışında misyon şeflerinin bilgi ve onayı dahilinde, din hizmetleri müşaviri veya ataşesinin başkanlığında "Kutlama Komitesi" kurulması, faaliyetlerin bu komitelerce belirlenmesi ve takip edilmesi, Kutlamalarda inisiyatifin ve kontrolün kutlama komitesi ile müftülüklerde olması, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve gönüllü olarak vatandaşların mali desteklerine imkan verilmesi, ancak bu kurum, kuruluş ve şahısların isimlerinin öne çıkmasına ve tanıtımlarının yapılmasına fırsat verilmemesi, İlahiyat ve diğer fakültelerin alan uzmanlarıyla işbirliği yapılarak İslam Medeniyetinde Bir Arada Yaşama Tecrübesi merkeze alınarak milli ve manevi değerlerimiz, birlik ve beraberlik, sevgi ve kardeşlik, barış ve hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma, insanın değeri, affedici olma, farklı din ve kültürlerle bir arada yaşama konularında konferanslar düzenlenmesi, Etkinliklerin toplumun her kesimini kucaklayıcı nitelikte olması, amacına uygun olarak düzenlemesi ve önceden ilan edilen konu dışına taşmaması, siyasi malzeme konusu yapılmamasına azami hassasiyet gösterilmesi, toplumu rahatsız edecek söylem ve davranışlardan kaçınılması, istismar edilme ihtimali bulunan faaliyetlerin yapılmaması." ANKA

Gül'den doğum günü sürprizi

a3Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya eski Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'e doğum günü süprizi yaptı. Gül ile Çankaya Köşkü'nde akşam yemeğinden bir araya gelen Fischer, Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla kendisi için hazırlanan pastayı kesti. Cumhurbaşkanı'nın süprizine teşekkür eden Fischer, Gül'ü yeni görevinden ötürü kutladı.

Tandoğan'da Egemenlik mitingi

d2.Ulusal Platformlar Güç Birliği tarafından Tandoğan'da düzenlenen Ulusal Egemenlik Buluşması, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. 500'ün üzerinde dernek, vakıf ve sivil toplum örgütünün destek verdiği mitinge, on binlerce kişi katılıyor. Atatürkçü Düşünce Derneği Bilim Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ünsal Yavuz, Ulusal Egemenlik Mitinginde yaptığı konuşmada, "mücadeleye devam" mesajı verdi. İktidardaki partinin düşüncesindeki ülkenin her yerinde baskıcı yöntemlerle kabul ettirmeye çalıştığını savunan Yavuz, bağımsız olması gereken mali ve kültürel politikaların da teslimiyetçi anlayışla yapıldığını söyledi. Yavuz, bu durumun tam bağımsızlığı açmaza soktuğunu belirterek kabul edilemeyeceğini ifade etti. Ünsal Yavuz, hükümetin amaçlarına ulaşmak için laik ve demokratik devlete sahip çıkan kurumlara karşı yaptırım uyguladığını kaydederek, "Yaptırım uyguladılar olmadı, sıra ulusalcılara geldi. Bizleri teröristlerle aynı kefeye koydular. Neden? Bunların emperyalist oyununa geldiğini, demokrasi ve laikliğe karşı tutumlarını gören biz ulusalcılar olduğu için" dedi. Yavuz, kendilerine bu lekeyi atan kişilere, "ümmetçi kafalı emir kullarına" karşı mücadeleye devam edileceğini ve yılmayacaklarını söyledi. ANKA