Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

İDEAL BAYAN

Nisan 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Emmadan resimler

Emma aynı zamanda dünyaca ünlü aktör Bruce Willis'in de kız arkadaşı. Willis Demi Moore'dan ayrıldıktan sonra 24 yaşındaki Hemmingle beraber olmaya başlamıştı



Afla mesleğine döndü türbandan vazgeçmedi

2000'de meslekten atılan öğretmen, afla döndü ancak türbandan vazgeçmedi

HATAY'ın İskenderun İlçesi'nde sınıf öğretmeni olarak görev yaparken 8 yıl önce derslere türbanlı girdiği gerekçesiyle, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memurluktan çıkarılan 41 yaşındaki Sultan Kekeç, memurlarla ilgili afla mesleğine döndü ve okulunda yine türbanlı görüntülendi.



Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nü bitirip Hatay'ın İskenderun İlçesi'ne bağlı Bekbele Fatih İlköğretim Okulu'nda göreve başlayan Sultan Kekeç, iddiaya göre derslere türbanla girdi. Kamusal alan olmasına karşılık okul içinde ve derslikte pardösü ve türbanla ders yapan Kekeç, kılık kıyafet yönetmeliğine uymadığı için Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na 2000'de şikayet edildi. Müfettişlerin raporlarına göre, Kekeç o yıllarda türbanlı olarak derslere girdiği gibi resmi bayramlara da aynı kıyafetle katıldı. Bunun üzerine Sultan Kekeç, 27 Eylül 2000'de `Milli eğitimin temel amaç ve ilkeleri, öğretmenlik mesleğinin önemi ve özelliği, suçun niteliği' göz önüne alınarak 657 Sayılı Kanun'un 125/e-a maddelerine göre, devlet memurluğundan çıkartıldı. Kurulun bu kararı, Hatay Valiliği'ne gönderilerek uygulamaya konuldu.

AFLA GERİ DÖNDÜ

4 Temmuz 2006'da çıkartılan `Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında 5525 Sayılı Kanun' Sultan Kekeç'e mesleğine dönüşün yolunu açtı. Memur affından yararlanan Kekeç, 4 Ekim 2006'da bu kez İskenderun İlçesi'ne bağlı Bitişik Köyü İlköğretim Okulu'na atandı. Kekeç, iddiaya göre bu okulda da meslekten atılmasına neden olan türbanıyla derslere girmeyi sürdürdü. Devlet Memurları'nın `Kılık, kıyafet yönetmeliği'ne yine uygun giyinmeyen, türban, pardösü ile derslere giren, zaman zaman ayağında terlikle gezen Sultan Kekeç, son olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda okul bahçesindeki kutlamalarda türbanlı ve pardösülü olarak görüntülendi.

İZLEYENLERİN ARASINA KAÇTI

Kekeç, okuldaki 23 Nisan törenlerinde görüntüsünün çekildiğini fark edince, öğrencilerin yanından uzaklaşıp, töreni izleyen kadınların arasına geçerek, veli görüntüsü vermeye çalıştı. Türbanlı, pardösülü görüntüsünün alınmasından tedirgin olan Kekeç, tören boyunca öğrencilerine uzaktan veli gibi talimat vermeye çalıştı.

Öğretmen Kekeç, türban nedeniyle atıldığı Milli Eğitim'e afla dönmesine karşın yine türbanla derse girmesiyle ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ise, kendilerine bu konuda bir şikayet gelmediğini, şikayet olduğu takdirde değerlendireceklerini söyledi. Eğitim-Sen İskenderun Şubesi yönetimi ile bazı sivil toplum kuruluşları ise türbanlı öğretmene tepki gösterdi.vatan

Fuhuş çetesine bahar operasyonu

Ankara Emniyeti, otellerde kalan yabancı uyruklu kadınların fuhuş yaptıklarını tespit ederek operasyon düzenlediAnkara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, Çankaya ilçesi başta olmak üzere Ankara’nın çeşitli yerlerindeki otellerde kalan yabancı uyruklu kadınların para karşılığında fuhuş yaptıklarını tespit ederek operasyon düzenledi. 3 ay süren takip sonucu düzenlenen ve “Bahar Temizliği” adı verilen operasyonda, fuhuşa aracılık ettiği iddiasıyla 16 kişi ile para karşılığı fuhuş yaptıkları ileri sürülen 70 yabancı uyruklu kadın göz altına alındı. Fuhuşa aracılık ettikleri iddiasıyla gözaltına alınanlarla birlikte 7 araç, bir adet kuru sıkı tabanca, bir adet “sallama” tabir edilen bıçak ile çok sayıda cep telefonu ve çok miktarda para ile döviz ele geçirildi. Gözaltına alınan 2’si Antalya’da olmak üzere toplam 18 kişinin örgütlü insan ticareti yaptıkları, fuhuşa yer temin ettikleri ve aracılık ettiği tespit edildi.

Türk erkekleri dikkat

TÜRKİYE'deki erkekleri tuzağa düşürerek paralarını alan Bulgar kızları, şimdi de Londra'da yaşayan Türk erkeklerini gözlerine kestirdi.

Bir süre önce internette tanıştıkları bekar Türk erkeklerinden evlenme vaadiyle para alarak ortadan kaybolan ve çökertildiği düşünülen `sahte gelin' şebekesi, şimdi de Londra'da ortaya çıktı. Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'ne üyeliği ile İngiltere'ye kapak atmaya çalışan Türk kökenli Bulgar kızlarının, Londra'da yaşayan Türk erkeklerle değişik yollardan bağlantıya girerek, seks vaatleri ile tuza düşürdükleri ve bu yolla ülkeye giriş yapmaya çalıştıkları belirtildi.

İngiltere'de bol para ve rahat yaşam bulacaklarını uman fakat İngilizce dahi bilmeyen Bulgar kızları, düzgün Türkçe'yi ni kullanarak Londra'da yaşayan ve özellike zengin olan Türk erkeklerini hedef alıp, tuzaklarına düşürüyor. Kızların İngiltere'deki Türklere ulaşma yollarından en yaygını gazete ilanları olarak gösterildi. Yerel gazetelere işçi bulmak için ilan veren işadamları hedef olarak seçilirken gazetelerden alınan telefon numaraları ile bağlantı kuran kızlar daha sonra kendilerini `mütaassıp ev kızı' olarak tanıtıyor ve Londra'ya gelip tanışmak için para istiyor. Para ellerine ulaşır ulaşmaz oratadan kayboluyor.

İngiltere'de yaşayan zengin Türk erkeklerini hedef alan şebekenin kurbanlarından biri de İngiltere'nin Glostershire Bölgesi'nde yaşayan 38 yaşındaki Türk işadamı Kenan Yıldırım oldu. "Benim başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir" diye dert yanan Yıldırım, Londra'da Türkçe yayımlanan bir yerel gazeteye `işçi aranıyor' ilanı verirken birkaç hafta sonra Bulgaristan'dan bir kadın kendisini arayarak tanışmak istedi. Yıldırım, `macera' amacıyla telefonda görüştüğü kadın için büyük para harcarken, sadece sesini duyduğu kadına kavuşmak gönderdiği paraların başkası tarafından alındığını ve aldatıldığını anladı.

Türkçe konuşan Bulgar kızlarının internette tanıştıkları Türk erkekleri ile samimiyeti ilerleterek Londra'ya gelmek için para istedikleri, havalenin kimlik kayıtları tutulmayan `Western Union' aracılığıyla yapıldığı için bunların izlerinin sürülemediği, kullandıkları telefon numaralarının sahte isimlerle değiştirdikleri belirtildi. vatan

Tatlıses: Can'la aynı dizide rol alabiliriz'

BORA BAĞCIBAŞI
İbrahim Tatlıses ve Sibel Can, önceki akşam ilk kez aynı sahneyi paylaştı. Konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ikili, çok heyecanlı olduklarını belirterek, hayranlarına ortak bir dizi ya da filmde bir araya gelebilecekleri müjdesini verdi. Sibel Can ile aynı dizide birlikte oynayabileceğini ifade eden Tatlıses, "Komedi benim tarzım değil. Benim asıl işim drama. Eğer güzel bir proje olursa Sibel Hanım'la birlikte aynı dizide oynamak isterim" diye konuştu. İkili, Can'ın öncesinde Tatlıses'e kol düğmesi hediye ettiği konserde sahneye modacı Nur Yerlitaş'ın hazırladığı üç ayrı kıyafetle çıktı.    milliyet

Fransız model Jennifer Messelier, bu yıl Prag'da 24.'sü düzenlenen Elite Model yarışmasında birinci oldu.

 

1.78 boyundaki genç model 1991 doğumlu. 80-62-89 ölçülerindeki Messelier, daha önce pek çok ünlü markanın defilesine çıktı. 34 beden olan mankenin gözleri yeşil, saçları kahverengi.



H2    haber, türk

Yuva yıkan kadın değilim"

Manken Selda Car’la yakalanan Burcu Esmersoy’un İtalyan eşi, güzel spikerin kıskançlığından dert yanıyor

Spor spikeri Burcu Esmersoy ve Ferrari reklam müdürü İtalyan Massimo Cusimano geçen hafta yollarını ayırmaya karar vermişlerdi. Esmersoy bu ayrılığa eşinin İtalya’ya taşınmak istemesini neden gösterirken, Massimo Cusimano önceki gün Kuruçeşme’deki bir İtalyan restoranından çıkarken manken Selda Car’la objektiflere yakalandı.


Dün Vatan’a konuşan Selda Car, Cusimano ile birbirlerini tanıma aşamasında olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Ortak bir arkadaşımızın verdiği partide tanıştık. Evli olduğu için ilerisi için bir şey söyleyemiyorum ama şu anda herşey çok güzel gidiyor. Evliliği benim yüzümden bitmedi. Tanışıklığımız daha yeni. Yuva yıkan kadın değilim.”

Bu arada çiftin yakın çevresinden edinilen bilgilere göre, Cusimano son dönemlerde Burcu Esmersoy’un kıskançlığından şikayet ediyordu. İddiaya göre Cusimano, bazı yakın dostlarına “Burcu çok kıskanç, çok sıkıldım, bunalıyorum” diyordu. Çiftin ayrılığıyla ilgili bir başka iddia ise Esmersoy’un eşinin telefonunda bir kadından gelen mesajları görüp ihaneti öğrendiği ve “Bu işi uzatmayalım, kariyerimi etkilemesini istemiyorum” dedi.  haber, türk

"Türban da takarım, makyaj da yaparım

,
23.04.2008 08:09

Tekbir Giyim’in ilkbahar yaz sezonu kreasyonunun sunulduğu ilginç defilenin yankıları sürüyor. Firmanın Almanya’dan transfer ettiği Heidi Beck’in hazırladığı kreasyonda kıyafetler kadar defileyi izleyenler de konuşuldu. En ön sırada başları türbanlı, converseli, makyajlı ve file çoraplı genç kızlar İslami kesimdeki değişimin de sinyallerini verdi.

Reuters muhabirinin de objektifine yansıyan ve fotoğrafları dünyaya geçilen genç kız AKŞAM’a konuştu. Soyadını vermek istemeyen 25 yaşındaki Gül, “Babam fotoğrafları görmedi, onun onayını almadan soyadımızı vermem doğru olmaz” dedi.

Sarı converseleri ve hızmasıyla dikkat çeken Gül, liseyi bitirdikten sonra cilt bakım ve makyaj kurslarına başlamış. Genç kız, 15 yaşında kendi rızasıyla kapandığını belirterek “Ailemde açık da var, kapalı da. Kız kardeşim açık örneğin. Hatta ben onun kapanmasına karşı çıkıyorum, üniversiteye devam etmesini istiyorum” dedi. Genç kız ilginç tarzına ilişkin şöyle konuştu: “Ben hep böyleydim. 5 vakit namazımı da kılarım, cilt bakımımı, makyajımı da yaparım. Tesettürlüyüm diye dört duvar arasına sıkışacak değilim. Modayı takip ederim. ” 1.80 boyuyla dikkat çektiğini söyleyen Gül, “Defilede gazeteciler mankenlerden çok benim fotoğrafımı çekti. Defilenin önüne geçer diye beni arka koltuklara gönderdiler.”

AKŞAM haber, türk

Türbanlı kadın da seksi görünebilir

Tekbir Giyim'in ses getiren koleksiyonunu hazırlayan Alman modacı konuştu

Vücudun kıvrımlarında kullanılan desenler ve dikişlerle türbanlı kadın da seksi görünür

Bu mesleğe nasıl başladınız?

Frankfurt ve Paris’te moda okullarına gittikten sonra Fransa’da lüks moda konusunda uzmanlaştım ve sonunda Köln’de yüksek kaliteli kumaşlarla tasarladığım elbiselerle kendi ’haute couture ’ stilini oluşturdum.

Tekbir Giyim’de çalışmaya ne zaman başladınız?

Geçen sene Tekbir Giyim’in defilesinde tanıştık. Beraber prova çalışmaları yaptık ve anlaştık. 2007 yılından beri beraber çalışıyoruz. Tekbir Giyim’de moda tasarımcısı olarak görev yapıyorum.

* Daha önce herhangi bir Müslüman ülkede çalıştınız mı?

Malezya, Suudi Arabistan ve Dubai’de özel kişilerle çalıştım. Malezya Devlet Başkanı’nın eşi ve Dubai Kraliyet ailesindeki bazı bayanlar için kreasyonlar hazırladım.

* Alman bir modacı olarak İslami moda ürünleri yaratmak zor mu?

Aslında değil. Çünkü kuralları biliyorum. Örneğin derin dekolte kullanılmaz. Eller ve bacaklar kapatılır. Yaptığım şey Avrupa’nın moda dokunuşunu İslami kurallarla birleştirmek.

* Kapalı bir mankenin kadınlığını nasıl ön plana çıkarıyorsunuz?

Vücudun kıvrımlarında kullanılan desenler ve dikişlerle tesettür ve türbanla da modern ve hatta seksi bir görünüm kazandırılabilir bir kadına.

* Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerdeki İslami giyim arasında ne gibi farklar var?

Bence fark yaşayış şekillerinde. Ben Suudi Arabistan’dayken 500’e yakın kadın bir toplantıda bir araya geldi. Hepsinin üstünde çılgınca diyebileceğim kıyafetler vardı. Dar bodyler, çok kısa mini etekler hatta çok derin dekolteler. İçeriye bir erkek girince hepsi kapandı. Türkiye’de bu kadar uç bir şey olmuyor.

Gül’ün eşine bluz yapmak isterdim

* Yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz?

Muhafazakar bir iş yapıyorum ancak Avrupa stiliyle yapıyorum.

* Sizce Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Hayrunnisa Gül ve Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın giyimleri nasıl?

Açıkçası sadece bir iki resimlerini gördüm bu sebepten genel bir yorum yapamam ancak ben olsam uzun bir etek ve güzel bir bluz yapardım onlar için.

Vatan

45 bin hasta sırada

Organ bağışının tamamen eğitim ve kültür meselesi olduğunu ve bunun en güzel örneği geçen yıl yapılan çalışma ile yüzde 300’lük gibi bir artış sağlayan İstanbul’da yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, “Daha sırada organ bekleyen 45 bin insanımız var. Ve bu rakam her geçen gün büyüyor” dedi. Organ naklinde dünya çapında aranan isim olan Sağlık Bakanlığı Genel Cerrahı ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu Türkiye gazetesine konuştu.

EĞİTİM MESELESİ

Bağışın oranı niçin düşük?

Organ bağışı, bir eğitim, kültür ve anlayış meselesidir. Aynı zamanda bir de insan sevgisidir. Genellikle bu uğurda ölenlere de “Ee ne yapalım kısmeti bu kadarmış, Allah’ın takdiri” diyorlar. Elbette her şey Allah’ın takdiri bunu kimse inkar edemez ama ‘organ’ yüzünden insanlarımız ölmemeli. Dünyada bazı şeyler değişti artık. Organ nakli gibi bir mefhum, bilim dalı ve hakikat var. Daha evvel organ nakli olmadığı ve yapılamadığı için ölen insanlar bugün tamamen şifaya kavuşabiliyorlar. Düşünülmeyecek olayları hakikat haline getirmiş bir bilim dalı var artık. Bu bir gerçek. Ve bu gerçeğe göre hareket etmek lazım.

TEDAVİ İÇİN İKİ YOL MEVCUT

Diyaliz mi, nakil mi faydalı?

Böbrek yetmezliği olan, böbrekleri iflas eden kişileri tedavi edebilmek için diyaliz ve organ nakli gibi iki yol var. Diyaliz de iki türlü oluyor. Biri hemodiyaliz (vücuttan kan alınır makinede temizlenir ve tekrar aynı kanı vücuda verir) diğeri de peritonial diyaliz ( karnın içine hortum sokuluyor oradan muayyen aralıklarla sıvılar veriliyor ve o sıvılar daha sonra boşaltılıyor. Burada periton zarı filtreleme görevi görüyor). Bir de böbrek nakli var. Böbreği çalışmayanlara başkasından alınan böbrek takıyoruz ve insanın kendi böbreğiymiş gibi fonksiyon görüyor. Şöyle bir kıyaslama yapayım; eğer böbrek yetmezliği olan bir insan diyalizde kalırsa hangi yaş grubunda olursa olsun 5 sene sonra hayatta kalma şansı yüzde 30 dur. Ama bu hastaya organ nakli yaparsanız yaşama şansı yüzde 70’tir. Yüzde 40 gibi büyük bir fark var. Bu oranı gözardı etmemek lazım.

45 BİN BÖBREK HASTASI VAR

Hasta insan sayısı artıyor mu?

Ülkemizde şu anda 45 bin böbrek hastası var. Bu rakam önümüzdeki sene yaklaşık 50-60 bine çıkacak. Yani o kadar insan böbrek bekliyor olacak. Vahameti düşünebiliyor musunuz. Bunların 5 sene içinde diyalizde kalanlarının yüzde 70’i ölecek. Biz bunu istemiyoruz. Karaciğer nakli olan insanlar da aynı şey. Biz halkımıza gider bağışın önemini anlatırsak, doktorlarımıza söyler ve eğitirsek bu iş olur.

24 SAAT MUHAFAZA

Organlar ne kadar korunabiliyor?

Bundan önceki yıllarda karaciğeri 6 saat koruyabiliyorduk. Ancak gelişen teknoloji sayesinde ve solüsyonların yardımı ile artık nerede ise 24 saat koruyabiliyoruz. Bu solüsyonu şu anki cerrahların yüzde 90’ı kullanıyor. Hatta bir defasında naklolması gereken bir organ geldiğinde çok yorgundum. Eve gittim, bütün ihtiyaçlarımı giderdim, uykumu da alıp öyle geldim ve böbrek naklini gerçekleştirmiştim.

Yüzde 300 artışı yakaladık

İstanbul’da çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, gittik, gezdik, konuştuk ve anlattık. Bütün bu eylemimize devletin yardımı ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün de öncülük desteğini alınca yüzde 300’lük gibi güzel bir artış tablosunu yaşadık. Hepimiz koşturuyoruz. İyi ekip var. Sonuçlar bütün merkezlerde çok çok iyi. Bu yeterli mi, yeterli değil. Biz bunu daha üstün seviyeye çıkartabiliriz.

Hedef: İstanbul’da 1000 ORGAN

5yıl içinde İstanbul’da 1000 tane organ bulmak istediklerini belirten Kalayoğlu, Bunu yaparsak Türkiye’deki her şey hallolur diye düşünüyorum. Arkadaşlarımızla buna and içtik. Hedefimiz, 5 sene içinde senede 500 nakil yapmak. Bizim cerrahların diğer ülkelerin cerrahlardan hiçbir farkı yok. Hatta daha iyiler. Amerika’da öğrenciler yetiştirdim. Biz bu işi biliyoruz. Bize organ lazım.

Harun Yerebakan/Türkiye haber, türk